Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > gürültülü patırtılı nedir, gürültülü patırtılı ne demek, gürültülü patırtılıın anlamı (gürültülü patırtılı nnd)

gürültülü patırtılı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






gürültülü patırtılı

  1. Çok gürültülü ve karışık.

gürültülü (nedir ne demek)

  1. Gürültüsü olan
    Örnek: Dışarıdaki sofadan kalınlı inceli, gürültülü sesler işitildi. P. Safa
  2. Karışık olaylarla dolu.
  3. (en) Noisy. loud. tumultuous. tumultuary. clamant. clamorous. clangorous. hilarious. hurly-burly. jazz. knockabout. rackety. rambunctious. riotous. roaring. robustious. rumbustious. thundering. uproarious. vociferous. disorderly.
  4. (en) Boisterous. clamorous. loud. noisy. resounding. riotous. rowdy. stormy.
  5. (en) Clamorous. noisy. tumultuous.

patırtılı (nedir ne demek)

  1. Patırtısı olan
    Örnek: Tam o sırada sakin suların içinden patırtılı bir motor sesi geldi. S. F. Abasıyanık
  2. (en) Noisy. clamorous. rollicking. tumultuous.

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
  4. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awfully. badly. considerably. copious. dearly. dreadfully. eminently. enormously. exceedingly. excess. extreme. extremely. far. full. greatly. hard. heartily. highly. hugely. immensely. jolly. large. lot. madly. manifold. most. multiple. myriad. positively. power. profoundly. profuse. rich. roaring. simply. so. soaking. sorely. stinking. substantially. such. terribly. terrifically. umpteen. uncommonly. unduly. unusually. vast. vastly. whacking. wildly.
  5. (en) Many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu.

karışık(nedir ne demek)

  1. Aynı nitelikteki şeylerden oluşmuş.
  2. Karışmış olan, düzensiz, dağınık, intizamsız.
  3. Saf olmayan.
  4. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan
    Örnek: Bana ne, bu bir yığın ne olduğunu anlamadığım, karışık dolambaçlı işten! N. Cumalı
  5. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık
  6. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan.
  7. (en) Mixed. complicated. compound. composite. disorganized. confused. adulterated. complex. knotty. knotted. calico. chequered. combined. blended. deep. disconcerted. disordered. hugger-mugger. huggermugger. hybrid. inexplicit. inextricable. intricate. in.
  8. (en) Complex. complicated. composite. convoluted. disconnected. garbled. impure. indiscriminate. kinky. mixed. turbid. turbulent.
  9. (en) Mixed. motley. assorted. miscellaneous. heterogenous. adulterated. not pure. confused. disorganized. jumbled. complicated. complex. in a state of commotion. intricacy. convoluted. impure. indiscriminate. intricate. involute. prolix. of sorts. troublous. t.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük