|
gürültülü patırtılı
-
Çok gürültülü ve karışık.
-
Gürültüsü olan
Örnek:
Dışarıdaki sofadan kalınlı inceli, gürültülü sesler işitildi. P. Safa
-
Karışık olaylarla dolu.
-
Noisy. loud. tumultuous. tumultuary. clamant. clamorous. clangorous. hilarious. hurly-burly. jazz. knockabout. rackety. rambunctious. riotous. roaring. robustious. rumbustious. thundering. uproarious. vociferous. disorderly.
-
Boisterous. clamorous. loud. noisy. resounding. riotous. rowdy. stormy.
-
Clamorous. noisy. tumultuous.
-
Patırtısı olan
Örnek:
Tam o sırada sakin suların içinden patırtılı bir motor sesi geldi. S. F. Abasıyanık
-
Noisy. clamorous. rollicking. tumultuous.
-
Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
Örnek:
Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
-
Aşırı bir biçimde
Örnek:
Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
-
Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
-
Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awfully. badly. considerably. copious. dearly. dreadfully. eminently. enormously. exceedingly. excess. extreme. extremely. far. full. greatly. hard. heartily. highly. hugely. immensely. jolly. large. lot. madly. manifold. most. multiple. myriad. positively. power. profoundly. profuse. rich. roaring. simply. so. soaking. sorely. stinking. substantially. such. terribly. terrifically. umpteen. uncommonly. unduly. unusually. vast. vastly. whacking. wildly.
-
Many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu.
karışık(nedir ne demek)
-
Aynı nitelikteki şeylerden oluşmuş.
-
Karışmış olan, düzensiz, dağınık, intizamsız.
-
Saf olmayan.
-
Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan
Örnek:
Bana ne, bu bir yığın ne olduğunu anlamadığım, karışık dolambaçlı işten! N. Cumalı
-
Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık
-
Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan.
-
Mixed. complicated. compound. composite. disorganized. confused. adulterated. complex. knotty. knotted. calico. chequered. combined. blended. deep. disconcerted. disordered. hugger-mugger. huggermugger. hybrid. inexplicit. inextricable. intricate. in.
-
Complex. complicated. composite. convoluted. disconnected. garbled. impure. indiscriminate. kinky. mixed. turbid. turbulent.
-
Mixed. motley. assorted. miscellaneous. heterogenous. adulterated. not pure. confused. disorganized. jumbled. complicated. complex. in a state of commotion. intricacy. convoluted. impure. indiscriminate. intricate. involute. prolix. of sorts. troublous. t.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|