Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > gündüz külahlı gece silahlı nedir, gündüz külahlı gece silahlı ne demek, gündüz külahlı gece silahlıın anlamı (gündüz külahlı gece silahlı nnd)

gündüz külahlı gece silahlı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






gündüz külahlı gece silahlı

  1. Gerçekte iyi olmadığı halde iyi gibi görünen kimseler için kullanılır.

gündüz (nedir ne demek)

  1. Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü, gece karşıtı.
  2. vaktinde.
  3. Gündüz vaktinde.
  4. Çekimingündüz gerçekleştirildiğini ya dagündüz görünçlüğü olduğunu belirtmek üzere oyunlukta ve çekim tahtasında yer alan sözcük.
  5. Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü.
  6. (en) day
  7. (en) Daytime. daylight. day.
  8. (en) Day. daylight. daytime.
  9. (en) Daytime. by-day. in the daytime. in / by daylight. day time.
  10. (al) Tag
  11. (fr) jour

külahlı (nedir ne demek)

  1. Külahı olan.
  2. Koni biçiminde tavanı olan.

gece (nedir ne demek)

  1. Güneş battıktan gün ağarıncaya kadar geçen süre, tün, şeb, gündüz karşıtı
    Örnek: Kel Hasan kumpanyası o gece bir komedi dram oynuyordu. O. C. Kaygılı
  2. Bu süre içindeki karanlık.
  3. Eğlence, anma vb. amaçlarla geceleri düzenlenen toplantı
    Örnek: Bütün çalgıları, dansları, şarkıları ve bütün külfetleriyle o geceler geldi çattı. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Vakti, geceleyin.
  5. Gece vakti, geceleyin.
  6. Nisan ayı başından eylülün otuzuna dek saat 21 den sabahın dördüne ve Ekimin birinden Mart'ın 31'ine dek saat 21 den sabahın altısına dek uzayan zaman süresi.
  7. Bir çekimingece çevrildiği ya dagece görünçlüğü olduğunu çevirim senaryosu ve çekim tahtasında belirten terim.
  8. (en) night
  9. (en) Nocturnal. at night. in the night. by night. nocturnally. night. noct-.
  10. (en) Night. evening.
  11. (en) night-time
  12. (al) Nacht
  13. (fr) nuit
  14. (fr) nocturne

silahlı (nedir ne demek)

  1. Silahı olan.
  2. (en) Armor clad.
  3. (en) armed.
  4. (en) Armed, in arms

gerçekte (nedir ne demek)

  1. Aslında, tam anlamıyla, hakikatte
    Örnek: Kumpanyanın kurulmasında başı çeken gerçekte, ecnebi bir banka. A. İlhan
  2. (en) İn fact. actually. in reality. in practice. in point of fact. in effect. practically. in sober fact. in sooth. in sooth to say. substantially. verily. in very deed. virtually.
  3. (en) Essentially. in reality. in actual fact.
  4. (en) İn fact. in point of fact. in actuality. in actual fact. as it is. de facto. in effect. essentially. as a matter of fact. fundamentally. in essence. in practice. virtually.

iyi(nedir ne demek)

  1. İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı
    Örnek: Bir aralık iyi fal bildiğimi haremde duyurdum. F. R. Atay
  2. Bol, yararlı, kazançlı.
  3. Çok.
  4. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren.
  5. Esen, sağlıklı.
  6. Yerinde, uygun.
  7. Yeterli, yetecek miktarda olan
    Örnek: Annemin simasını şimdi iyi hatırlayamıyorum. Y. K. Beyatlı
  8. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not.
  9. 1- (Geniş anlamında) a. İşe yarar, ereğine, özüne uygun, doğru yapılmış; doğasına uygun. b. İstenmeğe değer olan. c. Değere yönelmiş, değere ilişkin, değerle belirlenmiş, değerli. 2- Ahlâkın ve ahlâk felsefesinin temel kavramı: Ahlaksal değer; ahlaksal olanın olumlu ana niteliğini gösteren özel kavram; ahlâkça değerli olan (karşıt kavramı: kötü). Ahlâk felsefesinde şu anlamlarda kullanılır: a. (Skolastikte) Tanrı'nın istemiş olduğu dünyadaki varlık düzeni ile uyum. b. (Kant'ta) İstencin, içerik bakımından değil de, yalnızca ahlâk yasasınca belirlenmiş olan biçimsel niteliği. 3- Somut kişi ya da edim değeri. // İyi, değerler düzeninde yüksek değerleri seçmede ortaya çıkar. Buna karşılık kötü, aşağı değerlerin yeğ tutulmasında kendini gösterir. Ayrıca: "Yararlı olaniyidir." (yararcılık) ya da "Haz vereniyidir." (hazcılık) görüşleri.
  10. (en) Good. fine. fair. well. all right. alright. great. okay. ok. sound. agreeable. comfortable. decent. well enough. gratifying. happy. just. kind. o.k. well. fine. decently.
  11. (en) Bonny. decent. fine. good. goodish. likely. nice. okay. passable. pretty. right. salubrious. well. suitable. fair. all right!. ok!.
  12. (en) Good. well. plentiful. abundant. in good health. bonny. decent. fine. okay. pretty. right.
  13. (en) good
  14. (fr) bien
  15. (la) bonus

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük