|
gülümsemeyle kabul etmek
-
Smile approval
-
Hafifçe gülme, tebessüm
Örnek:
Zehra, aynı zehirli gülümseme ile başını çevirdi. R. N. Güntekin
-
smile.
-
Smile. smile tebessüm.
-
To smile.
-
Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma
Örnek:
Her mihnet kabulüm yeter ki / Gün eksilmesin penceremden. C. S. Tarancı
-
Konukları veya işi olanları yanına, katına alma
-
Sunulan bir şeyi, armağanı alma.
-
Bir öneriyi uygun bulma, onaylama.
-
Bir yere alınma.
-
Akseptans.
-
Bir poliçenin, adına çekilen kişi tarafından imzalanarak, borcun ödeneceğinin onaylanması.
-
Bir bankanın kendi üzerine çekilen poliçeye "kabul edilmiştir" şerhini koyması.
-
Acceptance. acknowledgement. acceptation. approval. admission. o.k. assent. receiving. reception. admittance. concession. drawing room. recognition.
-
Acceptance. admission. admittance. okay. reception. recognition. sanction. assent. acquiescence. approval. ok. okay!. all right!. agreed!. done.
-
The capital and largest city of Afghanistan; located in eastern Afghanistan.
-
acknowledgment.
-
acceptance
-
Acceptation
-
Agreed!, done!, bargain: it's a bargain!, thumb: thumbs up!
-
Acceptation
-
Afganistan'Da Kâbil şehri.
-
kabil
-
Bir işi yapmak
Örnek:
Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
-
Bir durumu ortaya çıkarmak.
-
"İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
-
Bulmak, erişmek
Örnek:
Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
-
Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
-
Vermek.
-
Eşit değer kazanmak.
-
Herhangi bir değerde olmak
Örnek:
Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
-
Do. make. get. add up to. cost. have. pay. practice. practise. render. send. subject. take. tender.
-
Cost. do. misbehave. put. render. send. total. to do. to make. to render. to cost. to amount to. to total. to be worth. make.
-
To do. to make. to amount to. to be worth. to deprive of. to soil or wet (with feces or urine. amount. execute. pay. ply. to cost roughly.
-
step
-
say
-
total
-
aggregate
-
Gülümsemeyle kabul etmek, gülümseyerek onayladığını göstermek
-
Gülümsemek, tebessüm etmek
-
(upon ile) uygun düşürmek, tasvip etmek, onamak
-
gülmek
-
Gülümseyerek ifade etmek
-
Gülümseme, tebessüm
-
lütuf
-
neşe
-
Gülümsemek, tebessüm etmek, gülmek, parlamak, gülümseme ile karşılık vermek
approval
(nedir ne demek)
-
Uygun bulma, onama, onaylama, tasvip, razı olma, resmi izin
-
Uygun bulma, onaylama, onama, onay, beğenme, kabul
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|