|
gücü
-
Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı.
-
Hearness. leaf. reed. weaving reed.
-
Consuming power.
-
Pamuk veya keten ipliğinden yapılan dokuma
Örnek:
Arkamıza kefenimsi bezler geçirip kuşakla bağladılar. F. R. Atay
-
Pamuktan, düz dokuma.
-
Herhangi bir cins kumaş.
-
Herhangi bir iş için kullanılan dokuma.
-
Gelişigüzel kumaş parçası, çaput.
-
Kumaş veya dokumadan yapılmış.
-
İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ.
-
Organizmada kullanılmak ya da dışarı çıkarılmak üzere salgı yapan özelleşmiş bir hücre (tek hücrelibez) ya da özelleşmiş hücreler topluluğu (çok hücrelibez). Salgılarını bir kanalla boşaltan (dış salgıbezleri: ekzokrinbezler) ya da doğrudan kana veren (iç salgıbezleri: endokrinbezler), salgılarını tek kanalla boşaltan basitbezler (basit tüp, dallı tüp, bükülmüş tüp, asinarbezler), birden fazla kanalla boşaltan bileşikbezler (bileşik rübüler, bileşik asinar, bileşik tübüloasinarbezler), salgılarını sitoplâzma kaybı olmadan salgılayan (merokrin), az kayıpla salgılayan (apokrin) ya da hücrenin de tahrip olmasıyla salgılayan (holokrin) tipleri, yoğun salgılı (mükoz) ya da daha sıvı salgılı (seröz)bezler gibi gruplandırılan çeşitli özellikteki hücreler topluluğu.
-
1. Salgı yapan özelleşmiş hücre veya hücreler topluluğu, glandula. 2. hlk. Sığır gövde etinde, boyun yan kaslarından yapılan pastırmalık et parçası veya bu parçadan yapılan pastırma.
-
Cloth. fabric. linen. gland. swab. materials.
-
Cloth. fabric. gland. dustcloth.
-
Cloth. fabric. piece of cloth. linen. linen cloth. canvas. tissue. rag. ganglion. gland.
-
gland
-
glandula
-
glande
tezgah(nedir ne demek)
-
Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa; tersane.
-
Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa
Örnek:
Bir tezgâhtan öbürüne koşuyor, bir kumaş topunu bırakıp başkasına saldırıyordu. R. H. Karay
-
Kahve, meyhane vb.nde müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa veya büfe
Örnek:
İçenlerin hepsi susmuş, kadına bakıyor, tezgâhın arkasındaki yürüyüşünü seyrediyorlardı. S. F. Abasıyanık
-
Üzerinde genellikle el veya küçük makinelerle iş görülen yapım aracı.
-
Tersane.
-
Genellikle yasal olmayan bir işi yapmak için tutulan uygunsuz yol.
-
İş masası.
-
Bk. tezgah
-
Bench. collusion. conspiracy. counter. cradle. stall. stand. workbench. loom. shipbuilding yard.
-
Ladentisch. theke.
-
bench
-
Bench, counter, stall, workbench, stand, frame, pitch
-
siege
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|