|
güçlendirmek
-
Güçlü duruma getirmek, güç kazanmasını sağlamak.
-
Strengthen. make strong. support to. beef up. brace. cement. enforce. enrich. exalt. reinforce. soup up. steel. tone up. vivify.
-
Brace. buoy. buttress. consolidate. empower. fortify. invigorate. refresh. reinforce. revitalize. strengthen. sustain. to strengthen. to reinforce. to invigorate. to consolidate. to buttress sth. to brace. to fortify. to refresh.
-
To strengthen. give teeth to. give weight to. invigorate. solidify. steam up.
-
Gücü olan, kuvvetli, yavuz
Örnek:
Hele kendini güçlü hissederse, tetik ol, basbayağı saldırganlaşır. A. İlhan
-
Şiddeti çok olan.
-
Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu.
-
Nitelikleri ile etki yaratan, etkili
Örnek:
Kitabında ne kadar güçlü ve üslup sahibi bir yazar olduğunu belgeler. H. Taner
-
Gücü çok olan.
-
Etkili, önemli, nitelikli.
-
Åžiddetli.
-
Powerful. strong. forceful. bouncing. brawny. energetic. full-blooded. heroic. high-pressure. iron. keen. mighty. pithy. potent. prepotent. robust. spirited. stalwart. stout. sturdy. vigorous. virile. voluminous. powered.
-
Able. acute. beefy. drastic. energetic. forceful. forcible. furious. hardy. influential. intense. keen. lusty. massive. mighty. muscular. potent. powerful. pronounced. robust. sappy. stentorian. strapping. strong. sturdy. substantial. tough. vigorous. virile. vivid. cogent. persuasive. high-powered.
-
Powerful. strong. able. brawny. consuming. doughty. forcible. hardy. impact. lusty. mighty. potent. puissant. punchy. rude. sappy. sinewy. superminicomputer. vibrant. virile.
-
Sinewed, sinewy
getirmek(nedir ne demek)
-
Gelmesini saÄŸlamak
Örnek:
Dün bir deri bir kemik hâlinde eve getirip bırakmışlar. R. N. Güntekin
-
Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak.
-
EriÅŸmek veya eriÅŸtiÄŸini sanmak.
-
İleri sürmek.
-
Sebep olmak, ortaya çıkarmak.
-
İletmek, bildirmek
Örnek:
Bir zabit nefes nefese ÅŸu haberi getirdi. O. S. Orhon
-
SaÄŸlamak
Örnek:
Haftada bir cuma günleri işleyen küçük bir kahve ayda ne kadar gelir getirirse. Ö. Seyfettin
-
Bir makama atamak veya seçmek.
-
Bring. get. bring along. bring in. carry. bear. convey. fetch. introduce. take into. usher. work up.
-
Bring. pose. produce. to bring. to fetch. to bring in. to yield. to give. to put forward. to bring forth.
-
Fetch. to bring. to yield. to give. adduce. get. reduce. return.
-
propose
-
return
-
Bring round
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|