Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > gözlem nedir, gözlem ne demek, gözlemin anlamı, ingilizcesi (gözlem nnd)

gözlem nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






gözlem

  1. Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede
    Örnek: Onun romanları düş gücüne değil, gözlem gücüne dayanır. S. Birsel
  2. İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede.
  3. Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat.
  4. Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi.
  5. Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem.
  6. Bir olayın veya olgunun niteliklerini açıklamak amacıyla, her türlü belirtinin planlı bir biçimde izlenmesi.
  7. Olayların, belirlenen sırada, düzenli, amaçlı olarak incelenmesi.
  8. 1- Bir olayı, bir gerçeği ya da bir nesneyi iyi anlamak için bu olay, gerçek ya da nesnenin türlü belirti ve koşullarını izleme ve inceleme işi. 2- İzleme ve inceleme sonucu elde edilen ölçü, puan ya da derece biçimindeki değerlere verilen ad. 3- Bir kimsenin ya da bir kümenin etkinliğini belli bir süregözlemek ve bu süre içinde ortaya çıkan davranışları bir yere yazmak işlemi.
  9. (en) Observation. investigation.
  10. (en) Observation. remark. sight.
  11. (en) observation

nesne (nedir ne demek)

  1. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi, maddesi olan her türlü cansız varlık, şey, obje
    Örnek: Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil. S. M. Alus
  2. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
  3. Öznenin dışında kalan her konu, obje
    Örnek: Her nesne ve olaya alaycı bir gözle bakmak ilkesinden yola çıkar bu görüş. S. Birsel
  4. (Derleme., belirtilinesne, -i'li tümleç, -i'linesne) Geçişli eylemi tümleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: Ali bir kitap almış; Öğrenci para bulmuş, sahibine vermiş; Öğretmen ders anlatıyor; Meseleyi çözmeden gitmeyin; Çocuklar annelerinin evde bulunmayışını fırsat bilirler; Ali evi sattı, bahçeyi bıraktı; Bazı insanlar okumayı sever, yazmayı sevmez; Kar bütün limanı sarmıştı vb.
  5. İnsanın dışında kalan, görülebilen, dokunulabilen, bir ağırlığı ve kütlesi olan her türlü özdeksel varlık.
  6. (Lat. objectum = karşıda bulunan, karşıya konan) : 1- (Genellikle) Karşımızda bulunan şey. 2- Öznenin bağlılaşık kavramı olarak, özne ediminin, bilincin kendisine yöneldiği şey: a. Kendisine yönelinen, düşünülen, tasarlanannesne, kendisine yönelen bir edim olmadan var olmayan şey; bilinçte, düşünmenesnesi (konu) olarak düşünme olayının karşısında bulunan şey; düşüncel (ideal)nesne. b. Özne ediminden, bilinçten, bağımsız olan gerçek (real)nesne; gerçeklik olarak, dışdünyanın bir parçası olarak bilincin karşısında duran şey.
  7. (en) Article. object. objective. objective case.
  8. (en) Body. object. stuff. thing. thingamajig. anything şey. obje. object obje. direct object. anything.
  9. (en) Object. thing. article. charm. chose.
  10. (en) object
  11. (en) Determined direct object
  12. (al) Gegenstand
  13. (fr) objet
  14. (fr) Complément direct déterminé, object
  15. (la) objectum

olay (nedir ne demek)

  1. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka
    Örnek: O olaydan sonra bir daha yalnız kalmamıştık onunla. N. Cumalı
  2. Önemli tarihsel olgu, fenomen.
  3. 1- Bilim konusu olarak gözleme açık her türlü olgu ya da koşul. 2- Deneme sonucu sezilen ya da bilinen ilk özdek, nesne, 3- Doğa olgusu.
  4. (en) Event. happening. fact. circumstance. incident. affair. case. episode. experience. instance. occurrence. scene.
  5. (en) Business. case. episode. event. experience. fact. happening. incident. occurrence. phenomenon. scene. thing.
  6. (en) Palm leaves, prepared for being written upon with a style pointed with steel.
  7. (en) Act. case. event. incident. occurrence. phenomenon. unusual event. action. affair. appearance. batch. casus. circumstance. episode. fact. happening. hardy annual.
  8. (en) phenomenon

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük