|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
meraklısı
-
Wild about
-
Her şeyi anlamak ve bilmek isteyen, mütecessis
Örnek:
Büyük kapının önünde binlerce meraklı birikmişti. H. Taner
-
Bir şeye çok düşkün olan, sürekli onunla uğraşan
Örnek:
Sedef ve gümüş kakmalı bıçaklara, revolverlere meraklıydı. Y. K. Beyatlı
-
Titiz
Örnek:
Rakım Bey yaşlı, ak saçlı, temizlik meraklısı, temizlik mütehassısı bir adamdı. A. Ş. Hisar
-
Kendisini ilgilendirmeyen bir konuda bilgi sahibi olmaya çalışan (kimse).
-
Kaygılı.
-
Curious. nosey. nosy. inquiring. interested. addicted. keen. keen on. hipped. hipped on. inquisitive. inquisitorial. prying. quizzical. rubberneck. snoopy. splenetic. curious person. snoop. hound. amateur. lover. fancier. addict. buff. bug. devotee.
-
Anxious. awestruck. buff. curious. hooked. inquiring. inquisitive. interested. searching. solicitous.
-
Curious. inquiring. inquisitive. particular. scrupulous or exacting about. anxious. inclined to worry.
-
Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
Örnek:
En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
-
Gerçekleşmek veya yapılmak.
-
Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
Örnek:
Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
-
Bir şeyi elde etmek, edinmek
Örnek:
Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
-
Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
-
Herhangi bir durumda bulunmak.
-
Uygun düşmek, yerinde görülmek.
-
Yetişmek, olgunlaşmak.
-
Be. happen. become. exist. occur. take place. have. mature. befall. come about. come off. come over. eventuate. fare. get. go. go on. hap. hatch. hit. turn.
-
Become. come. exist. form. get. go. grow. happen. mature. occur. reign. transpire. to be. to become. to exist. to happen. to occur. to take place. to go no. to come about. to transpire. to get. to fit. to be suitable for. to be present. to ripen. to mature. to catch. to have. to undergo. to be ready/prepared/cooked. etc. to be done out of sth. catch. to be completed. to be cooked.
-
To be. to become. to exist. to come into being. to happen. to occur. to take place. to ripen. to mature. come about. fall out. get. go. grow. have. lie. make. originate. prove. stand. to go under the styles of. to go through accounts. transpire. turn out.
-
Be situated
-
Çok beğenmek, meraklısı, delisi
-
Yabani, yabanıl, vahşi
-
Çılgın, deli gibi
-
Arsız, terbiyesiz
-
hoyrat
-
zırzop
-
savruk
-
Dönek, güvenilmez
-
Hiddetli, azgın
-
fırtınalı
-
Çok hevesli, meraklı
-
hükmedilmemiş
-
Serseri (kurşun)
-
Bazı iskambil oyunlarında kıymeti sabit olmayan (kart)
-
, the ile çorak ve ıssız yer, çöl, kır, cengel
-
Issız, tenha
about
(nedir ne demek)
-
Aşağı yukarı, takriben, kadar
-
Her tarafta
-
Etrafa, etrafına
-
Ötede beride, şurada burada
-
Aksi yöne, obur tarafa
-
Sıra ile about half a kilo yarım kilo kadar about 7 o'clock saat yedi sularında Iook about etrafına bakınmak order one about iş yüklemek put the ship about gemiyi aksi yöne çevirmek, tiramola etmek Turn about is fair play Tam karşılığını yapmak hak icabıdır.
-
Edat -(e) dair, hakkında
-
Çevresine, etrafında
-
Yakında, civarında, havalisinde
-
Ötesinde berisinde, her yerinde
-
İle meşgul
-
İçin About facel , emir Geriye don I about to come gelmek üzere beat about the bush bin dereden su getirmek about-face geriye dönüş
-
Etrafına, aksi yöne, takriben, yaklaşık, hemen hemen, aşağı yukarı
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|