|
gösterge bilimi
-
İletişim amacıyla kullanılan her türlü gösterge dizgesinin yapısını, işleyişini inceleyen bilim, im bilimi, semiyoloji, semiyotik.
-
Göstergelerin dildeki kullanımları veya dille uygulanması.
-
Semiyoloji.
-
semiology
-
Bir şeyi belirtmeye yarayan şey, belirti, im, işaret.
-
Bir durumla ilgili çeşitli aşamaları gösteren liste.
-
Anlamla biçimin, gösterenle gösterilenin kaynaşmasından oluşan dil birimi, belirtke.
-
Bir aracın işlemesiyle ilgili bazı ölçümlerin sonucunu kendiliğinden gösteren araç, müşir (II), indikatör
Örnek:
Göstergesi gece gündüz İstanbul üzerinde duran hayli eski ama sağlam radyoyu açtı. A. İlhan
-
Bk. iktisadigöstergeler
-
Bir niceliği ölçen bir aygıtın, bu niceliğin belli bir birime göre değerini gösteren parçası.
-
indicator
-
İndicator. index. sign. cursor. pointer.
-
İndex. indicator. pointer. token. needle. chart. table. sign belirtke.
-
İndicator. legend. pointer. index. charts table.
-
Anzeigegerät
-
indicateur
-
Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim
Örnek:
Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır. H. E. Adıvar
-
Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
-
Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.
-
1-Evrenin bir bölümünü konu olarak seçen, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışan düzenli bilgi. 2- Türlü duygusal yaşantıların mantıkça bir örnek düşünce dizgesine uydurulması için gösterilen çabalara verilen ad.
-
Science. knowledge. learning. scholarship.
-
Science. learning.
-
Science. lore.
-
science
-
Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon.
-
Telefon, telgraf, televizyon, radyo vb. araçlardan yararlanarak yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme, muhabere, komünikasyon.
-
Bilgi ve deneyim alışverişi.
-
Kişiler arasında duygu, düşünce, bilgi, haber alış verişi
-
Bu alış verişte, kaynak durumunda olan kimsenin ortaya koyduğu ya da koymak istediği anlam ile bunu algılayanın buna verdiği anlam arasındaki özdeşlik, benzerlik ya da uyuşum ilişkisi.
-
communication
-
Communication. touch. transmission. channel. transport and communication.
-
Communication. telecommunications.
-
Kommunikation
-
communication
-
To this end
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|