|
göstereçli ölçme
-
Bir ölçüm konusunu, o konunun göstergesi sayılan bir süreklilik üzerinde ölçme işlemi.
-
İndex measurement
-
Yaşam düzeyi, toplumsal konum gibi karmaşık bir olayı öçmek ya da göstermek üzere başvurulan, birden çok ölçekten oluşan gösterge.
-
index
-
Ölçmek işi.
-
Hastada oluşan fiziksel değişimlerin niteliğini ve niceliğini anlamak için yapılan bir muayene, mensurasyon.
-
1- Bir ya da daha çok kişiye ilişkin bir değişken niteliğin niceliğini ya da derecesini saptama ve sayısal olarak belirtme işi. 2- Öğrencilerin belli bir alan ya da konudaki gelişme ve başarılarını uygun araçlar ve yöntemler uygulayarak sayısal sonuçlarla belirleme işi.
-
Measuring. mensural. measurement. measuring. survey. surveying. gauging. mensuration. metage.
-
Measuring. mensural. measurement. survey. surveying. gauging. mensuration. metage. arithmetic.
-
Gauging. measurement. measuring. survey. surveying. mensuration. scaling. taping. gaging. metering. meterage. admeasure.
-
measurement
-
mensuration
-
Ölçme işi.
-
Ölçülerek elde edilen sonuç.
-
Ölçümlemek sonucu, takdir.
-
En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi.
-
En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi.
-
Bir değişken taşıdığı özelliği belirtmek için yapılan bir işlem.
-
Measure. measurement. estimate. evaluation. indication. metage.
-
Computation. measurement. survey. measure.
-
Measurement. measure. measuring. size. scale. quantitative. geometric.
-
measurement
-
reading
-
Messung
-
mesure
-
Bir ÅŸeyi belirtmeye yarayan ÅŸey, belirti, im, iÅŸaret.
-
Bir durumla ilgili çeşitli aşamaları gösteren liste.
-
Anlamla biçimin, gösterenle gösterilenin kaynaşmasından oluşan dil birimi, belirtke.
-
Bir aracın işlemesiyle ilgili bazı ölçümlerin sonucunu kendiliğinden gösteren araç, müşir (II), indikatör
Örnek:
Göstergesi gece gündüz İstanbul üzerinde duran hayli eski ama sağlam radyoyu açtı. A. İlhan
-
Bk. iktisadigöstergeler
-
Bir niceliği ölçen bir aygıtın, bu niceliğin belli bir birime göre değerini gösteren parçası.
-
indicator
-
İndicator. index. sign. cursor. pointer.
-
İndex. indicator. pointer. token. needle. chart. table. sign belirtke.
-
İndicator. legend. pointer. index. charts table.
-
Anzeigegerät
-
indicateur
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|