Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > görme organı nedir, görme organı ne demek, görme organıın anlamı, ingilizcesi (görme organı nnd)

görme organı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






görme organı

  1. Göz, görme sinirleri ve beynin, ışık uyartısını, öznel karşılığı görsel algı olan sinirsel uyarmalar bütününe çeviren parçacıklarının topuna birden verilen ad.İng.: organ of vision (visual organ) Fr.: organe de la vision (organ visuel)
  2. (en) Organ of sight
  3. (en) Organ of vision (visual organ)
  4. (al) Sehorgan
  5. (fr) Organe de la vision (organ visuel)

görme (nedir ne demek)

  1. Görmek işi, rüyet.
  2. Göze giren ışığın doğurduğu duyumsal izlerle dış çevredeki ayrıntıların algınlanması.
  3. (en) Sight. vision. seeing.
  4. (en) Sight. vision. acuity. remark.
  5. (en) vision
  6. (al) Sehen
  7. (fr) vision

göz (nedir ne demek)

  1. Görme organı.
  2. Bazı deyimlerde, görme ve bakma.
  3. İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış.
  4. Bakış, görüş.
  5. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak
    Örnek: Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu? T. Buğra
  6. Delik, boşluk
    Örnek: Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır. S. F. Abasıyanık
  7. Çekmece.
  8. Terazi kefesi.
  9. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik.
  10. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası.
  11. 1- Çok küçük budak. 2- Çekmece boşluğu.
  12. Bk. çekmece
  13. Bk. göz
  14. (en) Eye. optic. optical. ocular. orbital. ophthalmic. eye. orbit. orb. blinker. sight. cell. compartment. drawer. cubbyhole. cubby. cubicle. cuddy. eyehole. glim. optic. opto-.
  15. (en) Drawer. eye.
  16. (en) Drawer. eye. sight. seeing. attitude. way of behaving. spring. eye. division. part. the evil eye. bad luck caused by another's envy. love. friendship. esteem. bud. square. case. bin. source. orifice. bord. rack. pane. partition. pore.
  17. (en) aperture
  18. (en) eye
  19. (al) Auge
  20. (fr) oeil

sinir(nedir ne demek)

  1. Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet
    Örnek: Koket ruhu artık yüzünün sinirlerini idare etmiyordu. R. N. Güntekin
  2. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik.
  3. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği
  4. Hoşa gitmeyen, can sıkan.
  5. Kas kirişi ve zarı.
  6. Birçoksinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı.
  7. (en) Arse. bugger. nerve. sinew. string. fibre. anger. irritation. emotional balance. equanimity. crabby. irritating. irksome. annoying. fiber. rib. vein. nervous. habit.
  8. (en) nerve
  9. (fr) nerf

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük