|
görünen odak
-
Iraksak mercekte, ışığın kırıldıktan sonra ıraksadığı nokta. Gerçek odak karşıtı.
-
Virtual focus
-
Zerstreuungspunkt
-
Foyer virtuel
-
ostensible.
-
Patent. apparent.
-
Visible. apparent.
-
Bir ışık veya ısı kaynağından yayılan ışınların toplandığı yer, mihrak.
-
Herhangi bir düşüncede, nitelikte olan kimselerin kaynağı veya bir şeyin toplandığı, yoğunlaştığı yer, mihrak.
-
Yakınsayan ışınların kesişme noktası (gerçekodak), ya da ıraksayan ışınların kaynaklanır göründüğü nokta (sanalodak).
-
Yakınsayan ışınların kesişme noktası (gerçekodak), ya da ıraksayan ışınların kaynaklanır göründüğü nokta (sanalodak).
-
Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta.
-
Tek tabaka hücre kültürlerinde veya embriyolu yumurtanın koryoallantoik zarında bir virüs tarafından oluşturulan hücre yığını veya salkımı, fokus.
-
Focus, focal point
-
Focal. pivotal. focus. center. centre.
-
Focal point. focus.
-
focus
-
Fokus, Brennpunkt
-
Fokus
-
Foyer, point focal, focus
-
focale
-
Birbirinden gittikçe uzaklaşan (ışınlar, çizgiler).
-
Ortak bir doğrultudan açılarak giden ya da bir noktadan ayrılan doğrultuları izleyerek yayılan.
-
Ortak bir doğrultudan açılarak giden ya da bir noktadan ayrılan doğrultuları izleyerek yayılan.
-
Sf TV. Ortak bir yol ya da noktadan ayrı yönlere gidip uzaklaşan.
-
divergent
-
divergent.
-
Divergent
-
divergierend
-
divergent
sonra(nedir ne demek)
-
Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı
Örnek:
Hadi sen git yağmur bastırmadan ben sonra gelirim. A. İlhan
-
Daha uzak ve ileri bir yerde
Örnek:
Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık. R. N. Güntekin
-
Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz
Örnek:
Evvela arabada, sonra sundurmada uyuyup dinlendiğime fena etmiştim. R. N. Güntekin
-
Yoksa, aksi hâlde.
-
Arkadan gelen bölüm veya zaman.
-
Later. after. afterwards. afterward. thereafter. subsequently. subsequent to. sequel. post-. following. after.
-
Later. after. afterwards. afterward. thereafter. subsequently. subsequent to. sequel. post-. following. and. next. then. in the future. hereafter. part of a series. in future. otherwise.
-
After. then. afterwards. later. otherwise or else. notion and protest.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|