Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > görünen görüntü nedir, görünen görüntü ne demek, görünen görüntüin anlamı, ingilizcesi (görünen görüntü nnd)

görünen görüntü nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






görünen görüntü

  1. Gözlemciye, belli bir noktada varmış gibi görünen, ama gerçekte herhangi bir ışık ışınının düşmediği ya da bir ışının çıkmadığı noktadaki görüntü. (Bu noktaya bir görüntülük konursa üzerinde görüntü belirmez. Örneğin bir nesneden gelen ışınlar düz bir aynaya düştüğünde, bu nesnenin, aynanın ötesindegörünen görüntüsü böyledir. Gerçek görüntü karşıtı).
  2. (en) Virtual image
  3. (al) Lutfbild
  4. (fr) İmage virtuelle

görünen (nedir ne demek)

  1. (en) ostensible.
  2. (en) Patent. apparent.
  3. (en) Visible. apparent.

görüntü (nedir ne demek)

  1. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet.
  2. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. ile oluşturulan biçimi, hayal.
  3. Manzara.
  4. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal.
  5. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.
  6. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü.
  7. Bir nesnenin çeşitli noktalarından çıkan ışık ışınlarının, bir ışıksal dizgeden geçtikten sonra oluşturdukları biçim.
  8. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna gibi araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin bazı ışık olayları sonucu elde edilen resmi. Sinem
  9. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıylagörüntülüğe art arda düşürülmesi sonunda devinimin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş;görüntülük üzerindeki devinimli resimler bütünü. TV
  10. Almaçgörüntülüğünde, elektron demetinin oluşturduğu devinimli resimler bütünü.
  11. Film ya da şerit filmde tek bir devinimi belirten resim.
  12. (en) İmage, 2-
  13. (en) frame
  14. (en) Display. image. picture. sight. view. display. outlook. semblance. spectacle.
  15. (en) İmage. look. picture. spectre. phantom. frame. vision. spector.
  16. (en) İmage. video. picture. phantom. specter. apparition. mirror image. presence. tableau.
  17. (en) image
  18. (en) blip
  19. (al) Bild
  20. (al) Bild, Schirmbild
  21. (fr) image

bel  US UK (nedir ne demek)

  1. İşaret.
  2. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm
    Örnek: Kolum, boynundan beline doğru kayıyor. Y. Z. Ortaç
  3. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi.
  4. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası.
  5. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer.
  6. Geminin orta bölümü.
  7. Meni.
  8. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı.
  9. Ses şiddetiyle ilgili birim.
  10. Vücudun göğüs ile karın bölgeleri arasında kalan kuşak kısmı.
  11. (en) Waist. loins. middle of the back. loin. grubber. paddle. spade. come.
  12. (en) Waist. loins. middle of the back. loin. grubber. paddle. spade. come. middle. saddle. semen. spunk.
  13. (en) The Babylonian name of the god known among the Hebrews as Baal.
  14. (en) See Baal.
  15. (en) A thorny rutaceous tree of India, and its aromatic, orange-like fruit; called also Bengal quince, golden apple, wood apple.
  16. (en) The fruit is used medicinally, and the rind yields a perfume and a yellow dye.
  17. (en) Babylonian god of the earth; one of the supreme triad including Anu and Ea; earlier identified with En-lil a logarithmic unit of sound intensity equal to 10 decibels.
  18. (en) Waist. loins. the small of the back. sperm. spade.
  19. (en) A logarithmic unit of sound intensity equal to 10 decibels.
  20. (en) Babylonian god of the earth; one of the supreme triad including Anu and Ea; earlier identified with En-lil.
  21. (en) The base-10 logarithm of the ratio of two power values The basis for the more-common term decibel: One bel equals 10 decibels.
  22. (en) A unit that represents the logarithm of the ratio of two levels.
  23. (en) The fundamental division of a logarithmic scale for expressing the ratio of two amounts of power, the number of bels denoting such a ratio being the logarithm to the base 10 of this ratio.
  24. (en) A unit that represents the logarithm of the ratio of two levels The number of bels is equal to the logarithm 10 ; 2 logarithm 10 ; and 2 logarithm 10 See dB.
  25. (en) A unit that represents the logarithm of the ratio of two levels The number of bels is equal to the logarithm sub 10 of P sub 1/P sub 2):2 logarithm sub 10 ; and 2 logarithm sub 10 See dB.
  26. (en) A dimensionless unit for expressing the ratio of two values of power, being the logarithm to the base 10 of the power ratio , is 10 times the logarithm to the base 10 of the power ratio A bel is 10 decibel ).
  27. (en) Belarus ).
  28. (en) Equal to 10 decibels, see decibel.
  29. (en) Business Establishment Listing.
  30. (en) A measurement of sound intensity named in honor of Alexander Graham Bell First used to relate intensity to a level corresponding to hearing sensation.
  31. (en) A title meaning Lord The Babylonian God Marduk was refered to as Bel.
  32. (en) Named for Alexander Graham Bell, who did the original scientific investigations; Also see decibel.
  33. (en) A stylized creeper pattern.
  34. (en) The Babylonian-Assyrian version of Baal, a common name for Marduk, chief god of Babylon , sometimes called Merodach by the Jews.
  35. (en) waist
  36. (fr) ceinture
  37. Kls Belgium.
  38. Güç düzeyi farki birimi

nokta(nedir ne demek)

  1. Çok küçük boyutlarda işaret, benek.
  2. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret.
  3. Yer
    Örnek: Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık. A. Haşim
  4. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm
    Örnek: Genç adam, o noktada alaka uyandırıcı bir şey keşfetmiş gibiydi. Y. K. Karaosmanoğlu
  5. Nöbetçi bulunan yer.
  6. Nöbetçi, gözcü, bekçi
    Örnek: O yokuşun başındaki küçücük karakolun her gece çıkardığı noktayı unutuyorsunuz. Ö. Seyfettin
  7. Sınır, derece, radde.
  8. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.).
  9. 1- Uzambilgisinde tanımsız öğelerden biri. 2- Belirli bir uzayın koyutlarını gerçekleyen öğelerden her biri.
  10. (en) Pinpoint. point. dot. spot. speck. full stop. stop. full point. post. fleck. macula. particular. period. speckle. tittle.
  11. (en) Dot. period. point. respect. speck. speckle. spot. vertex. full stop. place. subject. military post. police post. isolated sentry.
  12. (en) Period. dot. point. spot. speck. full stop. place. item. pause. pitch. taint. tittle.
  13. (en) point
  14. (fr) point
  15. (la) punctum

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük