|
fun
-
İ, f (ned, ning) s eğlence, zevk; şaka, latife; f, k dili şaka etmek, eğlenmek; s, k dili eğlendirici, hoş for fun işin içine para katmadan (oyun oynamak); şaka ol sun diye in fun şakadan, latife olarak Like funl Yok canıml make fun of, poke fun at bir kimse ile alay etmek, eğlenmek What funl Aman ne hoşl Enfes
-
Eğlence, şaka, eğlenme, alay
-
Eğlenme işi, sefahat
Örnek:
Biz bu işe tuhaf bir merakla eğlence şeklinde başladık. F. R. Atay
-
Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey
Örnek:
Karıma göre en güzel eğlence, kırda yayan gezmek, kırların havasından istifade etmektir. Ö. Seyfettin
-
Neşeli ve hoşça vakit geçirilen toplantı
Örnek:
Boş arsalara çeşitli eğlence çadırları kurulur. S. Ayverdi
-
Recreational. diversion. high jinks. distraction. amusement. play. plaything. bash. beano. blow-out. carnival. conviviality. entertainment. festivity. fete. frolic. fun. gag. gaiety. jamboree. jollification. jolliness. jollity. merriment. merrymaking.
-
Recreational. diversion. high jinks. distraction. amusement. play. plaything. bash. beano. blow-out. carnival. conviviality. entertainment. festivity. fete. frolic. fun. gag. gaiety. jamboree. jollification. jolliness. jollity. merriment. merrymaking. binge. dance. pleasure. recreation. revel.
-
Amusement. entertainment. diversion. joke. plaything. toy. distraction. frolic. fun. gaieties. game. image advertising. jollification. lark. merrymaking. party. pastime. play. quiz. recreation. revelry. shinding. special event. sport.
-
Hoşa giden veya çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu, haz
Örnek:
İçtik bu nadir içkiyi yıllarca kanmadık / Bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor yazık. Y. K. Beyatlı
-
Güzeli çirkinden ayırt etme yetisi, beğeni.
-
Tat, lezzet
Örnek:
Batı edebiyatında şarap içmekten, onun zevkinden hiç bahsedilmez. B. Felek
-
Eğlence
Örnek:
Su gibi para harcıyor, zevkine zevk, rahatına rahat katıyor. N. Cumalı
-
Bang. delectation. delight. enjoyment. fancy. good taste. gratification. gusto. indulgence. kick. like. liking. luxury. meat. pleasure. relish. savor. savour. sweet. taste. treat.
-
Delight. enjoyment. fun. gusto. indulgence. joy. kick. pleasure. relish. taste. treat. zest. flavour. appreciation. good taste.
-
Delight. enjoyment. fun. pleasure. delectation. good taste. discrimination. liking. gustation. gratification. hedonism. life. lyrical. palate. relish. scene. treat. zest.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|