Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > forte nedir, forte ne demek (forte nnd)

forte nedir, forte ne demek?

forte   US UK

  1. Güçlü bir biçimde (çalınmak).
  2. (en) The strong point; that in which one excels.
  3. (en) The stronger part of the blade of a sword; the part of half nearest the hilt; opposed to foible.
  4. (en) The half of the blade nearest to the hilt; the strongest area of the blade.
  5. (en) Loud, strong.
  6. (en) The Italian term for 'loud,' indicated in the musical score by the marking 'f.
  7. (en) The Italian term for 'loud' This is indicated in a musical score by the marking 'f' [Dynamics Notation].
  8. (en) Loudly; strongly; powerfully.
  9. (en) The stronger part of a sword blade between the hilt and the foible with great loudness an asset of special worth or utility; 'cooking is his forte' used chiefly as a direction or description in music; 'the forte passages in the composition' used as a direction in music; to be played relatively loudly.
  10. (en) An asset of special worth or utility; 'cooking is his forte'.
  11. (en) With great loudness.
  12. (en) The stronger part of a sword blade between the hilt and the foible.
  13. (en) Used as a direction in music; to be played relatively loudly.
  14. (en) Used chiefly as a direction or description in music; 'the forte passages in the composition'.
  15. (en) The lower, strong part of the blade.
  16. (en) The strongest part of your weapon The third of the blade nearest the guard.
  17. (en) The cost of a new blade.
  18. (en) Loud.
  19. (en) Loud; opposite is piano.
  20. (en) Dynamic marking, meaning 'loud.
  21. (en) Loud, strong, more so than mezzo-forte.
  22. Bir kimsenin asıl hüneri ve başlıca sıfatı.
  23. Kuvvetle, çok sesle
  24. Kuvvetli.
  25. Kişinin en güçlü tarafı, en iyi yaptığı şey

güçlü (nedir ne demek)

  1. Gücü olan, kuvvetli, yavuz
    Örnek: Hele kendini güçlü hissederse, tetik ol, basbayağı saldırganlaşır. A. İlhan
  2. Şiddeti çok olan.
  3. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu.
  4. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili
    Örnek: Kitabında ne kadar güçlü ve üslup sahibi bir yazar olduğunu belgeler. H. Taner
  5. Gücü çok olan.
  6. Etkili, önemli, nitelikli.
  7. Şiddetli.
  8. (en) Able.
  9. (en) Acute.
  10. (en) Beefy.
  11. (en) Drastic.
  12. (en) Forcible.
  13. (en) Furious.
  14. (en) Consuming.
  15. (en) Doughty.
  16. (en) İmpact.
  17. (en) Puissant.
  18. (en) Punchy.
  19. (en) Rude.
  20. (en) Sinewy.
  21. (en) Superminicomputer.
  22. (en) Powerful.
  23. (en) Strong.
  24. (en) Forceful.
  25. (en) Bouncing.
  26. (en) Sinewed, sinewy.
  27. (en) Brawny.
  28. (en) Energetic.
  29. (en) Full-Blooded.
  30. (en) Heroic.
  31. (en) High-Pressure.
  32. (en) İron.
  33. (en) Keen.
  34. (en) Mighty.
  35. (en) Pithy.
  36. (en) Potent.
  37. (en) Prepotent.
  38. (en) Robust.
  39. (en) Spirited.
  40. (en) Stalwart.
  41. (en) Stout.
  42. (en) Sturdy.
  43. (en) Vigorous.
  44. (en) Virile.
  45. (en) Voluminous.
  46. (en) Powered.
  47. (en) Hardy.
  48. (en) İnfluential.
  49. (en) İntense.
  50. (en) Lusty.
  51. (en) Massive.
  52. (en) Muscular.
  53. (en) Pronounced.
  54. (en) Sappy.
  55. (en) Stentorian.
  56. (en) Strapping.
  57. (en) Substantial.
  58. (en) Tough.
  59. (en) Vivid.
  60. (en) Cogent.
  61. (en) Persuasive.
  62. (en) High-Powered.
  63. (en) Vibrant.

biçim (nedir ne demek)

  1. Biçme işi.
  2. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal
    Örnek: İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur. S. Birsel
  3. Yakışık alan şekil, uygun şekil
    Örnek: Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde. A. İlhan
  4. Herhangi bir şeyin benzeri.
  5. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
  6. Tarz
    Örnek: İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar. F. R. Atay
  7. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli düzeni, format.
  8. Bilgisayarda disketi kullanılabilir duruma getirme.
  9. Disketi zararlı ögelerden temizleme.
  10. Dış görünüş; bir cismin yapısını ortaya koyan çevre çizgilerinin bütünlüğü.
  11. (en) Bathos.
  12. (en) Figure.
  13. (en) Manner.
  14. (en) Strain.
  15. (en) Well-Proportioned form.
  16. (en) Form.
  17. (en) Shape.
  18. (en) Style.
  19. (en) Cast.
  20. (en) Configuration.
  21. (en) Conformation.
  22. (en) Face.
  23. (en) Fashion.
  24. (en) Figuration.
  25. (en) Format.
  26. (en) Genre.
  27. (en) Guise.
  28. (en) Make.
  29. (en) Mode.
  30. (en) Semblance.
  31. (en) Morpho-.
  32. (en) Stripe.
  33. (en) Method.
  34. (en) Model.
  35. (en) Turn.
  36. (en) Turn of phrase.
  37. (al) Form
  38. (fr) Forme

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009