|
foresight
-
İhtiyat, tedbir, önceden görme, basiret.
-
Arpacık, öngörü, önsezi, sağgörü, basiret, sağduyu, önlem, tedbir, arpacık (silah)
-
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma
Örnek:
İhtiyatla, yan duvara tutunarak son basamağa vardığını yukarıdan gördüm. R. H. Karay
-
Gereğinden fazla olup saklanan şey, yedek
Örnek:
Tüpte kalan iki üç taneyi de yol ihtiyatı olarak zorla kendisine kabul ettirdim. R. N. Güntekin
-
Bk. korunu
-
sakıntı.
-
Substitute. reserve. precaution. spare. backlog. wariness. cautiousness. caution. deliberation. discretion. providence. prudence. vigilance.
-
Prudence. caution. precaution. reserve.
-
Reserve. caution. precaution. hold as a reserve. capital reserve. counsel. discretion. foresight. forethought. prudence. safeguard. spare. vigilance.
tedbir(nedir ne demek)
-
Önlem.
-
Hazırlık
Örnek:
Amma ki töre değiştirmek çok tedbir ve çok düşünce ister. T. Buğra
-
Measure. precaution. step. foresight. forethought. caution. cautiousness. discretion. expedient. hedge. policy. protection. providence. sparingness.
-
Precaution. shift. step. measure önlem. expedient.
-
Measure. action. step. precautionary measure. care. cargo lien. caution. counsel. manoeuvre manoeuver. move. policy. precaution. shift. tack.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|