Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > foramen ovale nedir, foramen ovale ne demek (foramen ovale nnd)

foramen ovale nedir, foramen ovale ne demek?

foramen ovale

  1. Oval delik.
  2. Oval delik.
  3. (en) Foramen ovale.
  4. (la) Foramen ovale

Türetilmiş Kelimeler (bis)

fora, fora etmek, forage, forage cap, forager, amfora, fora, matafora, perforaj, sofora

foramen   US UK (nedir ne demek)

  1. Delik
  2. Bk. açıklık
  3. Delik.
  4. Açıklık.
  5. (en) Foramen.
  6. Açıklık, delik, boşŸluk, yarık, çatlak, geçit

açıklık (nedir ne demek)

  1. Açık olma durumu, aleniyet.
  2. Uzaklık, mesafe.
  3. Örtüsüz, çıplak yer.
  4. Boş ve geniş yer.
  5. Bir yerin uzaklara kadar bakılabilecek ve bakanın içinde ferahlık doğuracak durumda olması.
  6. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu.
  7. Rengin koyu olmaması.
  8. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh.
  9. Alıcının önünde yer alan, mercekten geçerek film üzerine düşen ışık niceliğini düzenleyen delik.
  10. Yumurta kabuğundaki mikropil, kemik veya zarsı yapılardaki küçük delikler gibi herhangi biraçıklık. Foramen.
  11. Yumurta kabuğundaki mikropil, kemik veya zarsı yapılardaki küçük delikçikler, foramen.
  12. (en) Aperture, lens aperture (opening).
  13. (en) Space.
  14. (en) Distance.
  15. (en) Definition.
  16. (en) Open space.
  17. (en) Clearing.
  18. (en) Opening.
  19. (en) Lightness.
  20. (en) Unambiguity anlaşılırlık.
  21. (en) Explicitness.
  22. (en) Clarification.
  23. (en) Free and open space.
  24. (en) Foramen.
  25. (en) The open.
  26. (en) Openness.
  27. (en) Vacancy.
  28. (en) Clearness.
  29. (en) Plainness.
  30. (en) Fairness.
  31. (en) Straightforwardness.
  32. (en) Directness.
  33. (en) Distinctness.
  34. (en) Obviousness.
  35. (en) Aperture.
  36. (en) Baldness.
  37. (en) Berth.
  38. (en) Clarity.
  39. (en) Clearance.
  40. (en) Definiteness.
  41. (en) Demonstrativeness.
  42. (en) Distinction.
  43. (en) Distinctivenes.
  44. (en) İnterval.
  45. (en) Span.
  46. (en) Ligthness of colours.
  47. (en) Vacantness.
  48. (en) Plainess.
  49. (en) Frankness.
  50. (en) İndecency.
  51. (en) Sauciness.
  52. (en) Break.
  53. (en) Evidence.
  54. (en) Hiatus.
  55. (en) Unreserve.
  56. (al) Apertur, Öffnung, Blendenöffnung
  57. (la) Foramen:Açıklık

oval delik (nedir ne demek)

  1. Geviş getirenlerde ve etçillerde arteria ve vena Meningea media ile nervus mandibularis’in içinden geçtiği delik.
  2. Geviş getirenlerde ve etçillerde a. ve v. Meningea media ile n. mandibularis'in içinden geçtiği delik.
  3. Kalbin gelişimi esnasında kulakçıklar arasında yer alan ve doğumla birlikte sol kulakçıkta basıncın artmasıyla kapanan delik.
  4. (en) Foramen ovale.
  5. (la) Foramen ovale

oval   US UK (nedir ne demek)

  1. Açığa vurulma, ortaya dökülme.
  2. Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı, söbe, beyzi.
  3. Kapalı, dışbükey ve uzunca bütün eğriler, özellikle elips gibi iki simetri ekseni olan (simetrik eğri).
  4. Yumurta şeklinde olan yapı. Ovoit.
  5. (en) Oval.
  6. (en) Elliptical.
  7. (en) Egg shaped.
  8. (en) Of or pertaining to eggs; done in the egg, or inception; as, oval conceptions.
  9. (en) Having the figure of an egg; oblong and curvilinear, with one end broader than the other, or with both ends of about the same breadth; in popular usage, elliptical.
  10. (en) Broadly elliptical.
  11. (en) Body or figure in the shape of an egg, or popularly, of an ellipse.
  12. (en) Closed plane curve resulting from the intersection of a circular cone and a plane cutting completely through it; 'the sums of the distances from the foci to any point on an ellipse is constant'.
  13. (en) The American-style stock car type of racing, where cars compete on oval tracks of different shapes and are tuned to only go straight or left Other types of vehicles not covered in this glossary also compete on ovals, including sprint cars, midgets, motorcycles, snowmobiles, etc In R/C terms, most oval race cars are pan cars, with all the weight on the left side so the car is the most stable when turning left.
  14. (en) Broadly elliptical but with rounded ends; similar to oblong, but not as long.
  15. (en) Egg-Shaped; ellipsoidal or elliptical.
  16. (en) Represents the Ether with the colours Black or Indigo.
  17. (en) Some forms of karting take place on oval tracks These may be dirt ovals or asphalt ovals An oval may be either banked or flat See speedway.
  18. (en) Window [with Anatomists] one of the holes in the hollow of the ear.
  19. (en) Twice as long as broad, widest at the middle, both ends rounded.
  20. (en) This shape is self explanatory.
  21. (en) Palmate.
  22. (en) The shape that describes a bottle that has an elliptical cross-section perpendicular to the major axis.
  23. (en) Coaster layout that traces an oval shape This is very common with Junior Coasters.
  24. (en) Egg-Shaped , oval , ovally.
  25. (en) Ovoid, oviform.
  26. (en) Rounded like an egg.
  27. (en) Broadly elliptic, with the width greater than one-half the length.
  28. (en) Broadly elliptical, rounded at ends, widest at the middle.
  29. (fr) Ovoïde, oviforme
  30. Oval, yumurta şeklinde
  31. Yumurta biçimindeki, beyzi
  32. Yumurta
  33. (la) Ovum: yumurta

delik (nedir ne demek)

  1. Dar, küçük açıklık.
  2. Dar, küçük çukur
    Örnek: Küçük çocuk, kulübenin kenarına yığılmış taşlardan yukarıda bir deliğe sıkışmıştı. S. F. Abasıyanık
  3. Küçük hayvan yuvası.
  4. Delinmiş olan
    Örnek: Hangi evden istedilerse gittim, dama çıktım, akan delik kiremidi buldum, yerine sağlam kiremit koydum. H. S. Tanrıöver
  5. Cezaevi.
  6. Filmin ya da mıknatıslı kuşağın çeşitli sinema araçlarında düzenli yürümesini sağlamak amacıyla, bu araçlardaki dişlere uygun biçimde tek ya da iki yanında, düzenli aralıklarla uzunlamasına sıralanan belirli boy ve biçimdeki boşluklar.
  7. (en) Perforation hole, perforation, sprocket hole.
  8. (en) Blowout.
  9. (en) Leaky.
  10. (en) Nutcase.
  11. (en) Jail.
  12. (en) Socket.
  13. (en) Mesh.
  14. (en) Hollow.
  15. (en) Hole.
  16. (en) Opening.
  17. (en) Aperture.
  18. (en) Bore.
  19. (en) Prison.
  20. (en) Cavity.
  21. (en) Mortice.
  22. (en) Mortise.
  23. (en) Perforation.
  24. (en) Port.
  25. (en) Slot.
  26. (en) Stir.
  27. (en) Vent.
  28. (en) Ventage.
  29. (en) Venthole.
  30. (en) Orifice.
  31. (en) Outlet.
  32. (en) Prick.
  33. (en) Rent.
  34. (en) Leak.
  35. (en) Tunnel.
  36. (en) Pore.
  37. (en) Puncture.
  38. (al) Perforation, Perforationsloch
  39. (fr) Perforation

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010