|
flora
-
Bir bölgede yetişen bitkilerin hepsi, bitki örtüsü, bitey.
-
Bir bölgenin bitki örtüsü topluluğu.
-
flora.
-
The goddess of flowers and spring.
-
The complete system of vegetable species growing without cultivation in a given locality, region, or period; a list or description of, or treatise on, such plants.
-
All the plant life in a particular region. a living organism lacking the power of locomotion. is the total plant life in an area.
-
The plants of a particular region, geological period, or environment. the plants that live in a particular area.
-
The entire plant population of a given area, environment, formation, or time span.
-
The plant life of an area.
-
Plant life or vegetation of a region.
-
A general term for all forms of plant life characteristic of a region, period or special environment Flore.
-
Plant life. the plant and/or bacteria species that inhabit a particular environment, e g , intestinal flora.
-
The plants of a region. [n] plant life.
-
Plants of a given region or period of geologic time.
-
The entire group of plants found in an area.
-
A list of all plant species that occur in an area. the plants of a particular region or time.
-
All the plant life of a given place. the total of all different plants of an area versus vegetation, a total of all plants The limitation of a flora can be geographical or artificial For example, the 'flora of Michigan' should not include a plant found even a meter outside of its border, for instance in neighboring Indiana.
-
The entire plant life of a particular region or geological period.
-
Plants.
-
The total plant life of an area at a time 'Vegetation' is more limited, usually meaning the large vascular plants.
-
Bitey, flora, bir bölgede yetişen bitkilerin topu
-
Bu bitkiler hakkında yazılmış eser
-
Belli bir kısımdaki mikroplar
-
Flora, bitki örtüsü, belli bir organdaki mikroplar
-
Flos: çiçek
-
Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka
Örnek:
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler. Anayasa
-
Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
-
Bir kentin, bilinçli bir belgeleme yöneltisinin sonucu olarak, işleyim, tarım, konut, yönetim, tecim vb. işlevleri için, düzentasarında ayrılmış alanlardan herbiri.
-
Bir ülkenin, doğal özellikleri, nüfus yapısı, kaynakları, çıkarları açısından türdeşlik gösteren, bir bütün olarak tasarlanmasında yarar görülen bölümü.
-
Area. zone. region. district. division. section. belt. circumscription. climate. corner. department. latitude. phase. precinct. quarter. sector. sky. territory. tract. ward. parts.
-
Area. belt. country. district. latitudes. parish. place. precinct. quarter. region. section. sector. ward. zone.
-
Region. zone. area. belt. circumscription. clime. closet. denuclearize. dispensation. district. locale. precinct. section. sector. tract. ward.
-
Region, zone
-
Région, zone
-
Ulaşan, kavuşan. Yetkin Gerekli olgunluğa erişmiş, olgun, ergin.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|