|
filhakika
-
Gerçekten, doğrusu, hakikaten
-
As a matter of fact. in truth. truly.
-
Gerçek olarak, hakikaten, sahi, sahiden, filhakika, filvaki
Örnek:
Hiçbir genç adam, ölümü gerçekten düşünmemiştir. N. Ataç
-
Really. truly. actually. honestly. in fact. for real. indeed. in very deed. forsooth. genuinely. honest. in point of fact. quite. real. regularly. in sooth. sure enough. true. of a verity. yea.
-
Actually. honestly. indeed. literally. positively. properly. really. simply. truly.
-
Really. truly. indeed. actually. in deed. sure enough. in the flesh. honestly. literally. positively. quite. simply. sincerely. verily.
-
Gerçeği söylemek gerekirse, gerçek şu ki
Örnek:
Doğrusu ilk Türkçeleşme denemeleri de zevksizdirler. F. R. Atay
-
İn fact. actually. as a matter of fact. honestly. to tell the truth. in all conscience. frankly speaking. strictly speaking. the straight of it. frankly. honest. indeed. in sooth to say. strictly. verily. of a verity.
-
The truth of the matter. to speak honestly. indeed. frankly. verily.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|