Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > feryat etmek nedir, feryat etmek ne demek (feryat etmek nnd)

feryat etmek nedir, feryat etmek ne demek?

feryat etmek

  1. Yüksek sesle haykırmak
    Örnek: Feryat ederek gözlerini açan Satılmış, şaşkın şaşkın etrafına bakınıyordu. E. E. Talu
  2. Büyük bir yokluk, zarar ve sıkıntı içinde bulunmak.
  3. 1) yüksek sesle haykırmak: “İnsan tehlike karşısında ancak ana diliyle feryat edebiliyor.” -N. Hikmet. 2) mec. büyük bir yokluk, zarar ve sıkıntı içinde bulunmak: İstanbul, susuzluktan feryat ediyor.
  4. (en) To cry.
  5. (en) Howl.
  6. (en) Shriek.
  7. (en) Squall.
  8. (en) Wail.

feryat (nedir ne demek)

  1. Haykırış, çığlık
    Örnek: Bu, bir hayat kurtarma feryadıdır. B. Felek
  2. (en) Wail.
  3. (en) Outcry.
  4. (en) Scream.
  5. (en) Bellow.
  6. (en) Clamor.
  7. (en) Clamour.
  8. (en) Howl.
  9. (en) Jeremiad.
  10. (en) Lamentation.
  11. (en) Ululation.
  12. (en) Ejaculation.
  13. (en) Screech.
  14. (en) Squall.
  15. (en) Yell.
  16. (en) Shriek.
  17. (en) Cry for help.
  18. (en) Complaint.
  19. (en) Shout.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

yüksek sesle (nedir ne demek)

  1. (en) Declamatory.

yüksek (nedir ne demek)

  1. Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan
    Örnek: ... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı. Ö. Seyfettin
  2. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan
    Örnek: İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor. H. Taner
  3. Güçlü, etkili, şiddetli.
  4. Derece veya makamı bakımından üstün.
  5. Normal değerlerin üstünde olan, çok
    Örnek: Türk milletinin karakteri yüksektir. Atatürk
  6. Erdemli, faziletli.
  7. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan.
  8. Yukarıda, üst tarafta olan yer
    Örnek: Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu. M. Ş. Esendal
  9. (en) Dominant.
  10. (en) Eminent.
  11. (en) Grand.
  12. (en) Great.
  13. (en) High- level.
  14. (en) Elevated.
  15. (en) Exalted.
  16. (en) High.
  17. (en) Highrise.
  18. (en) Lofty.
  19. (en) Loud.
  20. (en) Spheric.
  21. (en) Stately.
  22. (en) Superior.
  23. (en) Tall.
  24. (en) Acro-.
  25. (en) Hyper-.
  26. (en) Above.
  27. (en) Over.
  28. (en) Noble.
  29. (en) Precipitous.
  30. (en) Rarefied.
  31. (en) Moor.

haykırmak (nedir ne demek)

  1. Telaş, şikâyet vb. sebeplerle yüksek sesle bağırmak
    Örnek: Bana katil diye haykıracak zannettiğim çehrenin parlaklığına aynada bakamadım. H. E. Adıvar
  2. Çağırmak, seslenmek
    Örnek: Kahkahayla karışık bir sesle merdivenden aşağı haykırdım. Y. Z. Ortaç
  3. Bir durum veya nitelik çok belirgin olarak görünmek.
  4. (en) Shout.
  5. (en) Shriek.
  6. (en) Whine.
  7. (en) To cry out.
  8. (en) To cry.
  9. (en) To protest loudly.
  10. (en) Holler.
  11. (en) Squeal.
  12. (en) Bawl.
  13. (en) Cry out.
  14. (en) Shout out.
  15. (en) Burst out.
  16. (en) Burst in.
  17. (en) Call to.
  18. (en) Ejaculate.
  19. (en) Exclaim.
  20. (en) Roar.
  21. (en) Rumble.
  22. (en) Rumble out.
  23. (en) Scream.
  24. (en) Spit.
  25. (en) Whoop.
  26. (en) Yell.
  27. (en) To shout.
  28. (en) To scream.
  29. (en) To exclaim.
  30. (en) To shriek.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009