Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > fen bilgisi nedir, fen bilgisi ne demek (fen bilgisi nnd)

fen bilgisi nedir, fen bilgisi ne demek?

fen bilgisi

  1. Konuları genellikle fizik, kimya, biyoloji bilimlerinden yararlanılarak saptanan, öğrencilere canlı ve cansız varlıkların özellikleri ve insan yaşayışıyle olan ilişkileri üzerinde temel bilgi ve anlayışları kazandırma amacını güden, çoğunlukla orta dereceli okulların birinci döneminde okutulan ders.
  2. (en) Science.

fen   US UK (nedir ne demek)

  1. Fizik, kimya, matematik ve biyolojiye verilen ortak ad.
  2. Fizik, kimya, matematik ve biyolojiden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama, teknik.
  3. Bilim, bilgi
    Örnek: Hocalar dinde, hekimler fende ayıp yok, derlerdi. F. R. Atay
  4. Hile, hilekârlık
    Örnek: Erkeğin en budalası yine karısını aldatmak fennini bulur. H. R. Gürpınar
  5. (en) Science.
  6. (en) Type of wetland that accumulates peat deposits; they are less acidic than bogs, deriving most of their water from groundwater rich in calcium and magnesium.
  7. (en) Type of wetland that accumulates peat deposits Fens are less acidic than bogs, deriving most of their water from groundwater rich in calcium and magnesium Source: US EPA.
  8. (en) Sedge or reed dominated peatland, often with some shrubs or small trees, characterized by mineral-rich, aerated waters at or near the surface Fens with lower calcium content often evolve into Sphagnum lawns and, eventually, acid bogs An Old English word.
  9. (en) Mire that receives water from the surrounding land and hence nutrients from rocks and soils Because of this, a fen supports different communities of plants and animals than a BOG.
  10. (en) Habitat composed of woodland and swamp.
  11. (en) Hyperspace alien species attracted to bright shinny objects and known to mate with space vessels This happened to the Excalibur An alternative definition : A synonym for Babylon 5 fan coined by JMS It is not known if they mate with him.
  12. (en) Wetland fed mainly by groundwater.
  13. (en) Peat accumulating wetland that receives some drainage from surrounding mineral soils and usually supports marsh-like vegetation These areas are richer in nutrients and less acidic than bogs The soils under fens are peat if the fen has been present for a while See also bog, pocosin, swamp, and wetland.
  14. (en) Low marshy land, wetlands, or bog, often partially and/or periodically covered with water Fenland is similar to peat bog but generally has more nutrients in the water supply.
  15. (en) Wetland that is at the watertable and has a direct hydraulic connection to it, fens accumulate peat and the vegetation is dominated by sphagnum moss and small herbs.
  16. (en) Bog with springs as a water source other than precipitation.
  17. (en) Low, marshy or flooded area of land.
  18. (en) Type of wetland having alkaline water and unique plant species.
  19. (en) Plural form of fan, by analogy to man and men Usage: Obsolete.
  20. (en) Branch of science.
  21. (en) Low land overflowed, or covered wholly or partially with water, but producing sedge, coarse grasses, or other aquatic plants; boggy land; moor; marsh.
  22. (en) 100 fen equal 1 yuan.
  23. (en) Collective name for physics.
  24. (en) Chemistry.
  25. (en) Mathematics and biology.
  26. (en) Technology.
  27. (en) Applied sciences.
  28. (en) Sedge-Moss type of wetland produced where slightly alkaline water emerges at the surface Peat-forming freshwater wetlands are generally non-acidic, receive nutrients mainly from groundwater sources, and are dominated by marsh-like vegetation.
  29. (en) Type of wetland that accumulates peat deposits, but not as much as a bog Fens are less acidic than bogs, deriving most of their water from groundwater rich in calcium and magnesium.
  30. (en) Type of wetland that accumulates peat deposits Fens are less acidic than bogs, deriving most of their water from groundwater rich in calcium and magnesium.
  31. (en) Wetlands that receive nutrients via direct contact with mineral enriched groundwater A 'poor' fen has very low concentrations of plant nutrients and floristically resembles a bog A 'rich' fen has relatively high concentrations of nutrients, but is still characterized by the accumulation of peat.
  32. (en) Plants found in chalky wetland areas typically composed of willowherbs, meadowsweet, reed canary grass and various sedges.
  33. (en) Type of wetland that builds up peat and receives some drainage from surrounding mineral soils and supports marsh like vegetation.
  34. (en) Nutrient rich, organic wetland influenced by mineral-bearing groundwater Forms a moderately decomposed peat near the top The surface is usually level and mostly covered with sedges, brown mosses, grasses and willow and birch trees and shrubs.
  35. (en) An open or lightly treed wetland habitat, more mineral-rich than a bog due because of available groundwater; typically acidic to alkaline.
  36. (en) Low marshy or flooded area of land.
  37. (en) Wet peatland with water mainly coming from groundwater; without sphagnum moss.
  38. (en) Forsythe-Edwards-Notation.
  39. (en) Low-Lying wet land with grassy vegetation; usually is a transition zone between land and water; 'thousands of acres of marshland'; 'the fens of eastern England'.
  40. Bataklık, çayır.
  41. Bataklık, çayır, düzlük

bilgi (nedir ne demek)

  1. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.
  2. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf
    Örnek: Babası, önce ona, Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti. H. E. Adıvar
  3. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.
  4. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler, malumat.
  5. Bilim.
  6. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.
  7. Bireylerin öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile çaba sarfederek elde ettiği olgular.
  8. Bireylerin herhangi bir çaba sarfetmeksizin ulaştığı dışardan verilen olgular.
  9. Doğanın nesne ve olayları üzerinde kuramsal ya da görgül yoldan öğrenilen şey.
  10. Renkli televizyonda, parlaklık ve renkliliği belirleyen radyoelektrik imlerin nitel etkeni.
  11. Bir dizgenin, kendi durumunu bir im aracılığıyla başka bir dizgeye bildirmesinin nitel etkeni
  12. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek. 2. Bilim.
  13. (en) Knowledge.
  14. (en) Learning.
  15. (en) Cognizance.
  16. (en) İnformation.
  17. (en) İnfo.
  18. (en) Data.
  19. (en) Know-How.
  20. (en) Acquaintance.
  21. (en) Conveyance.
  22. (en) Dope.
  23. (en) İnside dope.
  24. (en) Gleanings.
  25. (en) Griff.
  26. (en) Griffin.
  27. (en) İntelligence.
  28. (en) Line.
  29. (en) Lore.
  30. (en) Notice.
  31. (en) Report.
  32. (en) Savvy.
  33. (en) Word.
  34. (en) İnstructions.
  35. (en) Fact.
  36. (en) Science.
  37. (en) Snippet.
  38. (en) Steer.
  39. (en) Acquirements.
  40. (en) Know.
  41. (en) Know- how.
  42. (en) Known.
  43. (en) Known- how.
  44. (en) Notion.
  45. (al) Information
  46. (al) Kenntnis
  47. (fr) İnformation

konu (nedir ne demek)

  1. Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu
    Örnek: Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım. Y. Z. Ortaç
  2. Üzerinde konuşulan şey, bahis
  3. Bir işlevin bir kesimin oluşturan bağımsız değişken; özellikle üçgenölçüsel işlevlerin açı cinsinden bağımsız değişkenleri.
  4. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm
  5. Bu yolda saptanmış olan nesne
  6. Öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu.
  7. Ele alınan, üzerindekonuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay.
  8. Herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri.
  9. (en) Object,.
  10. (en) Story, subject, action theme.
  11. (en) Object.
  12. (en) Question.
  13. (en) Scope.
  14. (en) Case.
  15. (en) Change of design.
  16. (en) Subject, subject matter.
  17. (en) Subject.
  18. (en) Matter.
  19. (en) Point.
  20. (en) İssue.
  21. (en) Theme.
  22. (en) Topic.
  23. (en) Affair.
  24. (en) Argument.
  25. (en) Business.
  26. (en) Head.
  27. (en) Heading.
  28. (en) Shebang.
  29. (en) Subject matter.
  30. (en) Text.
  31. (en) Thing.
  32. (en) Purview.
  33. (al) 1-2. Objekt, Aufnahmeobjekt, 3. Sujet, Filmsujet, Inhaltsangabe, Stoff
  34. (fr) 1-2. objet, 3. sujet, récit
  35. (fr) Argument

genellikle (nedir ne demek)

  1. Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle.
  2. (en) Generally.
  3. (en) Commonly.
  4. (en) Mostly.
  5. (en) More often than not umumiyetle.
  6. (en) Generally speaking.
  7. (en) Persuasive advertising.
  8. (en) Authorized capital.
  9. (en) Usually.
  10. (en) Normally.
  11. (en) İn general.
  12. (en) On the whole.
  13. (en) Largely.
  14. (en) At large.
  15. (en) As a general rule.
  16. (en) As a rule.
  17. (en) By and large.
  18. (en) Exoterically.
  19. (en) For the most part.
  20. (en) Ordinarily.
  21. (en) Passenger service agent.
  22. (en) Principally.
  23. (en) Quick fix.
  24. (en) Widely.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010