Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > felaket nedir, felaket ne demek, felakedin anlamı, ingilizcesi (felaket nnd)

felaket nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








felaket

  1. Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela
    Örnek: İnsanların korkması icap eden en büyük felaket, kötü ahlaktır. S. Ayverdi
  2. Çok kötü.
  3. Şaşkınlık, hayret, aşırılık bildiren bir söz.
  4. (en) Catastrophe.
  5. (en) Abominable. atrocious. bane. calamity. catastrophe. disaster. evil. fatality. grotty. misfortune. scourge. tragedy.
  6. (en) Calamity. catastrophe. disaster. awful. terrific. bane. blow. fatality. harm. scourge. tragedy. woe.

büyük (nedir)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. (en) Big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.
  8. (en) Ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.
  9. (en) Major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.

zarar (nedir)

  1. Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat
    Örnek: Aldığı günlerde iyi para getiren oteli zararla kapatmaya başlamışlar. M. Ş. Esendal
  2. (en) Average. bad. cost. damage. detriment. disadvantage. disservice. encroachment. evil. forfeit. harm. havoc. hurt. injury. loss. maleficence. mischief. ravage. sacrifice. scathe. wreckage.
  3. (en) Bane. damage. detriment. disadvantage. evil. harm. injury. loss. mischief. wastage.
  4. (en) Cost. damage. detriment. harm. injury. loss. to the bad. damnum. deficit. derogation. disadvantage. disservice. hurt. ill. mischief. red ink entry.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)