|
felaket
-
Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela
Örnek:
İnsanların korkması icap eden en büyük felaket, kötü ahlaktır. S. Ayverdi
-
Çok kötü.
-
Şaşkınlık, hayret, aşırılık bildiren bir söz.
-
Catastrophe.
-
Abominable. atrocious. bane. calamity. catastrophe. disaster. evil. fatality. grotty. misfortune. scourge. tragedy.
-
Calamity. catastrophe. disaster. awful. terrific. bane. blow. fatality. harm. scourge. tragedy. woe.
-
Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
Örnek:
Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
-
Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
Örnek:
Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
-
Niceliği çok olan
Örnek:
Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
-
Üstün niteliği olan
Örnek:
Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
-
Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
Örnek:
Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
-
Önemli
Örnek:
Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
-
Big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.
-
Ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.
-
Major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.
-
Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat
Örnek:
Aldığı günlerde iyi para getiren oteli zararla kapatmaya başlamışlar. M. Ş. Esendal
-
Average. bad. cost. damage. detriment. disadvantage. disservice. encroachment. evil. forfeit. harm. havoc. hurt. injury. loss. maleficence. mischief. ravage. sacrifice. scathe. wreckage.
-
Bane. damage. detriment. disadvantage. evil. harm. injury. loss. mischief. wastage.
-
Cost. damage. detriment. harm. injury. loss. to the bad. damnum. deficit. derogation. disadvantage. disservice. hurt. ill. mischief. red ink entry.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|