|
felaket izni
-
Compassionate leave
-
Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela
Örnek:
İnsanların korkması icap eden en büyük felaket, kötü ahlaktır. S. Ayverdi
-
Çok kötü.
-
Şaşkınlık, hayret, aşırılık bildiren bir söz.
-
catastrophe.
-
Abominable. atrocious. bane. calamity. catastrophe. disaster. evil. fatality. grotty. misfortune. scourge. tragedy.
-
Calamity. catastrophe. disaster. awful. terrific. bane. blow. fatality. harm. scourge. tragedy. woe.
-
Mazeret izni, felaket izni
-
Şefkatli, merhametli, sevecen.
-
Merhametli, şefkatli, sevecen
leave
(nedir ne demek)
-
Out ile yaprak sürmek, yapraklanmak.
-
Bırakmak, terketmek
-
kalkmak
-
Bir yerde bırakmak
-
Vasiyet etmek, miras olarak blrakmak
-
Vaz geçmek
-
Havale etmek, tevdi etmek
-
Yanından çıkmak, hizmetinden ayrılmak
-
Haline bırakmak, kendi haline bırakmak, karışmamak, yalnız bırak mak
-
Dili müsaade etmek
-
İzin, ruhsat, müsaade, mezuniyet: izin müddeti
-
Veda, ayrılma
-
Ayrılmak, bırakmak, terketmek; yola çıkmak; kalkmak; kalmak; unutmak (eşya); vazgeçmek, caymak
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|