Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > felaket bölgesinden nakledilen kimse nedir, felaket bölgesinden nakledilen kimse ne demek, felaket bölgesinden nakledilen kimsein anlamı, ingilizcesi (felaket bölgesinden nakledilen kimse nnd)

felaket bölgesinden nakledilen kimse nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






felaket bölgesinden nakledilen kimse

  1. (en) evacuee

felaket (nedir ne demek)

  1. Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela
    Örnek: İnsanların korkması icap eden en büyük felaket, kötü ahlaktır. S. Ayverdi
  2. Çok kötü.
  3. Şaşkınlık, hayret, aşırılık bildiren bir söz.
  4. (en) catastrophe.
  5. (en) Abominable. atrocious. bane. calamity. catastrophe. disaster. evil. fatality. grotty. misfortune. scourge. tragedy.
  6. (en) Calamity. catastrophe. disaster. awful. terrific. bane. blow. fatality. harm. scourge. tragedy. woe.

kimse (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi, şahıs, nefer
    Örnek: Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum. N. Cumalı
  2. Olumsuz cümlelerde kişi
  3. (en) Person. one. soul. cad. thing. wallah. wight. somebody. anybody. anyone. someone. one. no one. nobody. no man.
  4. (en) Any. anybody. party. people. person. sort. soul. someone. somebody. anyone. nobody. no one.
  5. (en) Someone. somebody. anyone. anybody. nobody. no one. anybody anyone. individual. soul. wight.

evacuee  US UK (nedir ne demek)

  1. Tehlike yerinden uzaklaştırılan kimse.
  2. Olağanüstü bölgeyi tahliye eden kimse, felaket bölgesinden nakledilen kimse

büyük(nedir ne demek)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. Alman mastı.
  8. (en) Big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.
  9. (en) Ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.
  10. (en) Major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük