Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > fazlalık nedir, fazlalık ne demek, fazlalıkın anlamı, ingilizcesi (fazlalık nnd)

fazlalık nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






fazlalık

  1. Çokluk, gereğinden artık olma durumu
    Örnek: Fakat, tuhaf ki, kadın teessürde, korkuda hiçbir fazlalık göstermedi. R. N. Güntekin
  2. (en) De trop. residuary. supernumerary. excess. overplus. overage. excrescence. bulge. glut. margin. more. overbalance. oversupply. plus. super. superfluity. supernumerary. surplus. surplusage. superfluities.
  3. (en) Excess. interloper. surplus. superabundance. superfluity.
  4. (en) Overage. excess. superabundance. surplus. amount in excess. certificate of gains , losses and discrepancies. exorbitance. increment. outgrowth. overgrowth. overmeasure. overplus. oversupply. redundancy.

çokluk (nedir ne demek)

  1. Sayı veya ölçü yönünden çok olma durumu, çoğul, kesret, ekseriyet, teklik karşıtı
    Örnek: Anayasa değişikliklerinde iptale karar verebilmesi için üçte iki oy çokluğu şarttır. Anayasa
  2. Çoğunluk
    Örnek: O akşam kibarların geleceğini, smokin, hatta frakların çoklukta olacağını söyledi. H. E. Adıvar
  3. Kelimelerin belirli eklerle birden çok varlığı veya kişiyi bildirme biçimi, çoğul, cem.
  4. Sık sık, çokça, çok kez, çoğu
    Örnek: Ben çokluk ata binmediğim için birkaç ay içinde at toplandı, semirdi ve güzelleşti. F. R. Atay
  5. Bk. sıklık.
  6. (en) Multiplicity. multitude. plentifulness. muchness. crowd. affluence. ampleness. amplitude. commonness. considerable. fullness. fulness. heaviness. host. multeity. plenitude. plenty. plethora. plurality. superfluity. throng. vastness. lashings.
  7. (en) Abundance. mass. multitude. plenty. wealth. majority çoğunluk. mostly. usually.
  8. (en) Abundance. a large number of. majority. amplitude. host. mass. muchness. multiplicity. overmeasure. plenitude. plethora. plurality. quantity. surfeit.

artık(nedir ne demek)

  1. İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan.
  2. Daha çok, daha fazla.
  3. Bundan böyle, sonra, daha, yeter
    Örnek: Artık onlar en lüks gazino ve barlara gidiyorlar, gecelerini oralarda geçiriyorlardı. T. Buğra
  4. Kalan veya artan bölüm.
  5. Bir şey harcandıktan sonra artan bölümü.
  6. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.
  7. Belirli bir işlem sonucunda geriye kalan, artan.
  8. Erdemli, nitelikli, üstün.
  9. Fazla, çok, daha çok.
  10. İki nicelik arasındaki çıkarım. Örneğin, bir değişkenin gerçek değeri gözlenen değerinden çıkarıldığında elde edilen değereartık denilebilir. Bu değere çoğunlukla yanılgı adı da verilir, ay. bk. yanılgı.
  11. (en) Left. waste. residual. anymore. no longer. no more. at that. dregs. leftover. scraps. waste. discard. spoils. rest. dreg. dross. effluent. fag-end. hog-wash. refuse. remainder. remnant. residual. residue. shoddy. tag end.
  12. (en) Dross. oddment. offal. refuse. remainder. remains. remnant. residual. residue. rump. scrap. waste.
  13. (en) Left. leftover. overage. rest. remainder. refuse. surplus. excess. residue. offal. waste product. increment. residual. anyhow. anyway. ever. hangover. leavings. now. remnant. residuary. scrap. tag. tag end. trim. waste.
  14. (en) residual
  15. (en) residue
  16. (al) Rückstand
  17. (fr) résidu

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük