|
faydası dokunmak
-
patronize
-
Yarar
Örnek:
Bunların faydasından geçtik, zararlarını görmeyelim. M. Ş. Esendal
-
Use. advantage. benefit. profit. avail. handiness. service. stead. usefulness. utility. grist.
-
Benefit. gain. good. service. use. utility. value. advantage. profit.
-
Utility. benefit. advantage. usefulness. use. value. behoof. effectiveness. gain. profit. service. serviceableness. spoils.
-
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek
Örnek:
Bir elektrik zilinin düğmesine dokunduk. A. Haşim
-
Karıştırmak.
-
Almak, kullanmak, el sürmek
Örnek:
Buğdaydan, bulgurdan ne varsa kimse dokunmuyor, daha zor günlere saklıyordu. N. Araz
-
Sağlığını bozmak.
-
İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak
Örnek:
Hiçbir gözyaşının bana onunkiler kadar dokunduğunu hatırlamıyorum. R. N. Güntekin
-
İlişkin, ilgili olmak, değinmek.
-
Hafifçe değmek.
-
Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak
Örnek:
Erkekte pudra sinirime dokunuyor diyorum, anlamıyorsun. P. Safa
-
Dokuma işi yapılmak.
-
Touch. contact. feel. handle. tip. affect. disagree. be intolerant of. clap. kiss.
-
Affect. disagree. meet. rasp. touch. to touch. to move. to affect. to upset. to harm. to get on. to jar. to concern. to be woven.
-
Touch. to touch. to contact. to make contact with. to touch with one's hand. to disturb. to upset. to affect adversely. to affect. to move one. to touch on. to deal with. to relate. to tap. to feel. to strike. to hit. to harm. handle. interfere.
-
[patronize (Amer.) ] korumak, müşterisi olmak, faydası dokunmak, desteklemek, büyüklük taslamak, küçük görmek, tenezzül etmek
-
Korumak, müşterisi olmak, faydası dokunmak, desteklemek, büyüklük taslamak, küçük görmek, tenezzül etmek
yarar(nedir ne demek)
-
Bir şeyden elde edilen sonuç, fayda.
-
Bir işten elde edilen iyi sonuç.
-
Çıkar.
-
Yarayan, elverişli, uygun.
-
Nef, nefi.
-
Account. avail. benefit. convenience. efficacy. gain. grist to the mill. stead. use. utility.
-
Advantage. avail. benefit. expediency. gain. interest. point. profit. service. use. utility. useful. serviceable.
-
Advantage. benefit. profit. behoof. efficacy. gain. service. serviceableness. utility.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|