|
fayans ustası
-
Paver
-
Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve türlü desenlerle bezenmiş, pişmiş balçıktan levha.
-
Faience. tile.
-
Faience. porcelain. wall tiling.
-
Wall tile. ceramic. faience. china. dutch / glazed tile.
-
Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse.
-
Zanaat öğreticisi.
-
Zanaatçılar için unvan
Örnek:
Üzeyir usta yoldan geçmeyeceğimizi söyledi. R. H. Karay
-
Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir
Örnek:
Bunların hepsi de çok güzel sesli ve oyunun en ustaları arasından seçildi. T. Buğra
-
Akıl veren veya öğreten
Örnek:
Kız sana bir hâl olmuş, kim senin ustan? R. H. Karay
-
Osmanlı İmparatorluğu'nda saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi.
-
Karagöz oynatan sanatçıya verilen ad.
-
İşinin eri, becerikli.
-
Experienced. expert. skilled. skillful. adept. wise. adroit. deft. dexterous. facile. ingenious. intelligent. proficient. skilful. slick. subtile. versed. master. expert. old hand. workman. craftsman. adept. artist. connoisseur. constructor. dab. dab.
-
Adept. adroit. artist. clever. competent. crack. craftsman. dab. dexterous. diplomatic. ingenious. master. skilful. skilled. virtuoso. wizard. journeyman. artisan. foreman. adept. proficient. master.
-
Master workman. skilled workman. foreman. head. artisan. technician. headman. masterhand. craftsman. craftman. operator. expert. taskmaster. handicraftsman. handy wright. builder. skilled. skillful. operative. professional. proficient. clever. adept. adro.
-
United States Telephone Association.
-
The United States Tennis Association, the governing body of tennis in the United States The USTA maintains the rules of play and promotes the growth of tennis.
-
I. kaldırım döşeme ustası, kaldırımcı, fayans ustası, taban kaplama malzemesi, harç karma makinesi (yol yapımı)
-
Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem.
-
Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel
Örnek:
Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir. Y. Z. Ortaç
-
Sonuç alınamayan yer.
-
Engel.
-
Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.
-
Mural. wall. dike. barrier. enclosure. inclosure.
-
Barrier. compound. enclosure. wall. defensive barrier.
-
Wall. barrier. affiche. dike. fence. partition.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|