Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > fani dünya nedir, fani dünya ne demek (fani dünya nnd)

fani dünya nedir, fani dünya ne demek?

fani dünya

  1. Ölümlü, kalımsız dünya.
  2. (en) The world of mortality.

fani (nedir ne demek)

  1. İnsan gözünün algıladığı ışık şiddeti.
  2. Ölümlü, gelip geçici, kalımsız
    Örnek: Her fâni güneşten, çimden nasibini alıyor. Y. Z. Ortaç
  3. Ölümlü.
  4. Geçici.
  5. Yaşlı.
  6. (en) Transitory.
  7. (en) Fleeting.
  8. (en) Mortal.
  9. (en) Earth-Born.
  10. (en) Ephemeral.
  11. (en) Evanescent.
  12. (en) Fading.
  13. (en) Fleet.
  14. (en) Transient.
  15. (en) Earthling.
  16. (en) Perishable.
  17. (en) Earth born.
  18. (en) Temporal.

fan   US UK (nedir ne demek)

  1. Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör.
  2. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.
  3. Bk. üfleç
  4. (en) An instrument for winnowing grain, by moving which the grain is tossed and agitated, and the chaff is separated and blown away.
  5. (en) Something in the form of a fan when spread, as a peacock's tail, a window, etc.
  6. (en) Small vane or sail, used to keep the large sails of a smock windmill always in the direction of the wind.
  7. (en) Quintain; from its form.
  8. (en) To move as with a fan.
  9. (en) To cool and refresh, by moving the air with a fan; to blow the air on the face of with a fan.
  10. (en) To ventilate; to blow on; to affect by air put in motion.
  11. (en) To winnow; to separate chaff from, and drive it away by a current of air; as, to fan wheat.
  12. (en) Pile that has been spread out, so that all of its cards are visible Only the topmost card in the fan will be completely visible; the other cards will be partially overlapped and hidden Fans may be spread left, right, up, or down; fanned down is the most common.
  13. (en) When the car is at idle or being driven in heavy traffic at lower speeds, the fan pulls cool air through the radiator.
  14. (en) Wedge-Shaped body of sediment with a roughly semicircular map pattern and a gentle to steep upper surface that slopes away from the head or apex of the body.
  15. (en) Avn forecast output for a specific location; used by meteorologists as a 'first guess'.
  16. (en) Device that produces a pressure difference in air to move it.
  17. (en) Financial Aid Notification See Award Letter.
  18. (en) To toss an unplayable roll; in particular, to fail to reenter after having been hit.
  19. (en) Strip in which all the triangles share a common vertex.
  20. (en) Many categories of powwow dancers use dance fans There are several different varieties, including flat fan, wing fan, and loose fan, made from eagle, hawk, turkey, or macaw feathers.
  21. (en) Fan is used to pull air through a radiator or oil cooler Heat is transferred from the hot oil or water in the radiator to the moving air.
  22. (en) Designed to supply air flow as the fan blades rotate, a fan can be driven by either a motor or belt.
  23. (en) Radial or axial flow device used for moving or producing artificial currents of air.
  24. (en) Fabric Address Notification.
  25. (en) Part of the engine which pulls air through the radiator and keeps the coolant from becoming hot.
  26. (en) Bigot , buff , fan.
  27. (en) To excite or stir up to activity, as a fan excites a flame; to stimulate; as, this conduct fanned the excitement of the populace.
  28. (en) Device for creating a current of air by movement of a surface or surfaces an ardent follower and admirer make fiercer; 'fan hatred' strike out , agitate the air.
  29. (en) Device for creating a current of air by movement of a surface or surfaces.
  30. (en) An enthusiastic devotee of sports.
  31. (en) An ardent follower and admirer.
  32. (en) Strike out.
  33. (en) Make fiercer; 'fan hatred'.
  34. (en) Agitate the air.
  35. (en) Separate from chaff; 'She stood there winnowing grain all day in the field'.
  36. (en) The fan is the combination of blades that spin around to create the airflow to produce the vacuuming action Fans are flat impellors, and are combined in a set of two or three fans on each motor, depending on the model A motor with two fans is called 'two-stage'; if it has three fans it's 'three-stage' Each fan - set of blades - increases the sealed vacuum, or maximum air pressure drawn through the system Additional sets of fans will change the air flow dynamics, adding fans will increase waterlift and decrease CFM Air driven power brushes work better with a motor with more fan stages, whereas electric brushes operate better with less fan stages.
  37. (en) Any vaned rotary device for producing a current or stream of air Specifically, a multivaned wheel or rotor used to take in air in a bypass engine or ducted-fan engine It may be either a mere blower of a low-pressure compressor See ducted fan.
  38. (en) To miss the puck completely when attempting a shot or pass.
  39. (en) İs a basic figure used in the International Style Rumba and Cha-Cha incorporating the Fan Position by swivelling on one foot while fanning with the other foot and ending with the foot that fanned pointing to the side.
  40. (en) Usually refers to the fan mounted to the back of the radiator Either electrically driven or drive beld driven, it is usually mounted on the radiator to force air through The fan draws air through the radiator to cool the liquid in the cooling system when the car is standing still, operating at low speeds, or when the air conditioner is running In some cars, an electrically driven fan is controlled by a thermal sensor in the cooling system.
  41. (en) Missing the ball completely Example: A skilled golfer will sometimes exaggerate when they make poor contact by saying that they fanned/whiffed it.
  42. (en) Table near the beginning of a disk that identfies the location of everything on the disk.
  43. (en) Missing the ball completely when trying to make contact.
  44. Dili) hayran veya düşkün kimse,meraklı kimse
  45. (ned, ning) hava vermek, yelpazelemek
  46. Savurmak
  47. Esmek, serinletmek
  48. Rüzgârın önüne katılmış gibi yavaş yavaş hareket etmek
  49. Yelpaze gibi açılmak
  50. (beysbol) vuruş olmadığı için oyunu kaybetmek
  51. Yelpaze
  52. Pervane, pervane kanadı
  53. Vantilatör
  54. Yelpaze şeklindeki herhangi bir şey,yeldeğirmeninin iri kanatlarını rüzgâr yönünde tutmaya mahsus arka kanat
  55. Yelpazelenmek, havalandırmak, hava vermek, körüklemek, tahrik etmek, alevlendirmek, tahıl savurmak, yelpaze şeklinde açılmak, yayılmak, esmek

üfleç (nedir ne demek)

  1. Kaynak yapımında, metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan, alev püskürten araç, hamlaç.
  2. Laboratuvarlarda yüksek ısı elde edilen araç, hamlaç.
  3. Soğutucuda hava akımı sağlayan döner kanatlı aygıt.
  4. Kirli havayı dışarı emen ya da temiz hava veren aygıt.
  5. (en) Blowpipe, fanner, bellows.
  6. (en) Fan.
  7. (al) Lüfter
  8. (fr) Ventilateur

dünya (nedir ne demek)

  1. Dış, çevre, ortam
    Örnek: Biz dünyadan ayrı yaşarken dünya epey değişmiş. H. C. Yalçın
  2. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu.
  3. Meslek veya iş birliği içinde bulunma, camia.
  4. El gün, herkes.
  5. Duygu, düşünce ve hayal âlemi
    Örnek: Köprüye kadar kendi dünyaları içinde ne tatlı, ne özlü konuşurlardı. Y. Z. Ortaç
  6. Güneşe yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun
    Örnek: Dünyanın düzeni, güneşin her gün beklenen saatte doğacağı üstüne kurulmuştur. N. Cumalı
  7. 1-a. Birbiriyle yasal bağlantısı olan, bir düzenle belirlenmiş tek tek şeylerin ve olayların bütünü. (Ör. öbürdünya-budünya, duyulurdünya-düşünülürdünya, dışdünya-içdünya, görüngülerdünyası - kendinde şeylerdünyası; gelip geçicidünya- idelerdünyası.) b. Aynı yasalara ve aynı düzene bağlı olan nesnelerin, varlıkların oluşturduğu bütün. (Ör. Bitkilerdünyası, hayvanlardünyası vb.) 2- Üzerinde yaşadığımız yeryüzü gezegeni. 3- İnsan varoluşunun içinde yer aldığı çevre. 4- Bilincin bağlılaşık kavramı; bilincin dışında kalan nesnelerin oluşturduğu bütün (nesnelerdünyası).
  8. (en) World.
  9. (en) Planetary.
  10. (en) Terrene.
  11. (en) Earth.
  12. (en) Globe.
  13. (en) Monde.
  14. (en) Terrestrial globe.
  15. (en) Nature.
  16. (en) Vale of tears.
  17. (en) The world.
  18. (en) The earth.
  19. (en) The universe.
  20. (en) Sphere.
  21. (en) Upper world.
  22. (fr) Monde
  23. (la) Mundus

ölümlü (nedir ne demek)

  1. Gelip geçici, kalımsız, fâni
    Örnek: Onu hâlâ hiç olmazsa rüyalarında ölümlülerin sevdiği gibi sevebilir. H. E. Adıvar
  2. İnsan.
  3. (en) Mortal fani.
  4. (en) Mortal.
  5. (en) Transitory.

kalımsız (nedir ne demek)

  1. Kalımlı olmayan, kalıcı olmayan, yok olacak, fâni.
  2. (en) Transient.
  3. (en) Transitory.
  4. (en) İmpermanent.
  5. (en) Mortal.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012