Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > faka basmak nedir, faka basmak ne demek (faka basmak nnd)

faka basmak nedir, faka basmak ne demek?

faka basmak

  1. Aldatılmak, tuzağa düşmek.
  2. (en) To be deceived, to be duped.

basmak (nedir ne demek)

  1. Vücudun ağırlığını verecek biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak
    Örnek: Bastığın yerlerde güller açtı, sarıldı ayaklarına. C. Külebi
  2. Küçük çocuklar ayakta durabilmek.
  3. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek
    Örnek: Motor çalıştıktan sonra debriyaja basarsınız. H. E. Adıvar
  4. Sıkıştırarak yerleştirmek.
  5. Bası işi yapmak, tabetmek.
  6. Örtmek, bürümek, kaplamak
    Örnek: Yollarını ot basmış, çamları yükselip saçaklarına el atmış olan bu büyük köşk. M. Ş. Esendal
  7. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb. bir araçla iz yapmak
    Örnek: Şuraya başparmağını bas dediler, ben de bastım. S. F. Abasıyanık
  8. Baskın yapmak
    Örnek: Ölen kızın intikamını almak için köyü basıp yakmış. E. İ. Benice
  9. Basım işini gerçekleştirmek.
  10. (en) Press.
  11. (en) Step on.
  12. (en) Print.
  13. (en) Publish.
  14. (en) Raid.
  15. (en) Break into.
  16. (en) Attack suddenly.
  17. (en) Flood.
  18. (en) Come upon.
  19. (en) Weigh.
  20. (en) Catch.
  21. (en) Come on.
  22. (en) Flow.
  23. (en) Foray.
  24. (en) İmpress.
  25. (en) İmprint.
  26. (en) İrrupt.
  27. (en) Letter.
  28. (en) Sink.
  29. (en) Stamp.
  30. (en) Stencil.
  31. (en) Step.
  32. (en) Stomp.
  33. (en) Tread.
  34. (en) Tread on.
  35. (en) Attack.
  36. (en) Bust.
  37. (en) Compress.
  38. (en) Counterfeit.
  39. (en) Depress.
  40. (en) İnvade.
  41. (en) Push.
  42. (en) Strike.
  43. (en) Trample.
  44. (en) Utter.
  45. (en) To tread.
  46. (en) To step.
  47. (en) To trample.
  48. (en) To press.
  49. (en) To depress.
  50. (en) To compress.
  51. (en) To print.
  52. (en) To raid.
  53. (en) To bust.
  54. (en) To descend.
  55. (en) To flood.
  56. (en) To fall.
  57. (en) To set in.
  58. (en) To let out.
  59. (en) To utter.
  60. (en) To enter.
  61. (en) To reach.
  62. (en) To strike.
  63. (en) To coin.
  64. (en) To stamp.
  65. (en) To follow.
  66. (en) To drop.
  67. (en) To push.
  68. (en) To inundate.
  69. (en) To attack.
  70. (en) To storm.
  71. (en) To surprise.
  72. (en) To invade.
  73. (en) To mill.
  74. (en) To exert.
  75. (en) To imprint.
  76. (en) To heft.
  77. (en) To tread on.
  78. (al) Zieher,, kopieren, abziehen, Kopie ziehen, umkopieren
  79. (fr) Tirer

aldatılmak (nedir ne demek)

  1. Aldatma işine konu olmak
    Örnek: Aldatılmak bir kadın için ne müthiş şey, takdir edersiniz. P. Safa
  2. (en) Be deceived.
  3. (en) Be cheated.
  4. (en) Be taken in.
  5. (en) Be done.
  6. (en) To be deceived / duped.

düşmek (nedir ne demek)

  1. Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek
    Örnek: Havada uçan kuş vurulmuş gibi birdenbire sokağa düşüyor. R. N. Güntekin
  2. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek
    Örnek: Çocukken ağaçtan düşüp ayağım kırılmıştı da ağlayamamıştım. S. F. Abasıyanık
  3. Yere devrilmek, yere serilmek.
  4. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak.
  5. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak.
  6. Yağmak.
  7. Vurmak, değmek, rastlamak
    Örnek: İnce uzun dallı badem ağaçlarının alaca gölgeleri sahile inen keçi yoluna düşüyordu. Ö. Seyfettin
  8. Vakti gelmeden ölü doğmak.
  9. Sâkıt olmak, sukut etmek.
  10. Arkasından gitmek, peşini bırakmamak: “Muhatabı da olmayan gecikmiş hesapların ardına düşüyordu.” -M. Mungan.
  11. (en) Fall on evil days.
  12. (en) Fall.
  13. (en) Come down in the world.
  14. (en) Degenerate.
  15. (en) Descend.
  16. (en) Lapse.
  17. (en) Lower.
  18. (en) Pitch.
  19. (en) Slip.
  20. (en) To fall.
  21. (en) To drop.
  22. (en) To decrease.
  23. (en) Toss, take a toss.
  24. (en) Toss: take a toss.
  25. (en) Recede, sag.
  26. (en) Behoove, behove.
  27. (en) Fall down.
  28. (en) Fall on.
  29. (en) Fall in a heap.
  30. (en) Collapse.
  31. (en) Come down.
  32. (en) Crash.
  33. (en) Crumble.
  34. (en) Crumple.
  35. (en) Crumple up.
  36. (en) Decline.
  37. (en) Decrease.
  38. (en) Deduct.
  39. (en) Degrade.
  40. (en) Dive.
  41. (en) Droop.
  42. (en) Drop.
  43. (en) Drop down.
  44. (en) Drop off.
  45. (en) End up.
  46. (en) Fall among.
  47. (en) Topple.
  48. (en) Tumble.
  49. (en) To subtract.
  50. (en) To deduct.
  51. (en) To be born dead.
  52. (en) To lie within one's responsibility.
  53. (en) To fall to wind up in.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013