Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > fagositik hücre nedir, fagositik hücre ne demek (fagositik hücre nnd)

fagositik hücre nedir, fagositik hücre ne demek?

fagositik hücre

  1. Fagositoz yeteneğine sahip nötrofil, monosit, makrofaj, eozinofil gibi hücreler.
  2. (en) Phagocytic cell.

fagositik (nedir ne demek)

  1. Fagositoz veya fagositlerle ilgili olan.
  2. (en) Phagocytic.

hücre (nedir ne demek)

  1. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birliği, göze.
  2. Küçük oda
    Örnek: Üzerine ot bir yatakla bir battaniye atılmış, demir bir somyadan başka içinde bir şey olmayan çıplak bir hücrede bulunduğunu anladı. A. İlhan
  3. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda
    Örnek: Sonunda hücresine götürdüler de boylu boyunca uzanabildi. S. F. Abasıyanık
  4. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
  5. Göze
  6. Bir canlının tüm özelliklerini taşıyan en küçük yapı taşı.
  7. Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplâzma kitlesinden oluşan, sitoplâzma içinde çeşitli hayalî olayları yürüten çekirdek, endoplâzmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilâmentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplâzma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği.
  8. Bk. odacık
  9. Birkaç anlamı olan bir terim.1. Elektrokimyada bir tuz köprüsü ile elektriksel teması sağlanmış çözeltilere daldırılmış bir çift elektrottan ibaret bir sistem; elektrotlar dış devrede metalik iletken ile bağlıdır. 2. Spektroskopide, bir optik aletin ışık yolu üzerinde, içine numune konulan kap.
  10. Organizmanın canlılığını kendi başına sürdürebilen, bölünüp çoğalabilen ve dışarıdan aldığı maddeleri özümleyebilen en küçük birimi. Çekirdek ve sitoplazmadan oluşan hücre içerisinde canlılığını sürdürebilen organeller bulunurlarsa da bunların yaşaması hücrelerin canlılığını devam ettirmesine bağlıdır.
  11. Bk. göze
  12. Oda. Odacık.
  13. Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi, dokular, organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler.
  14. (en) Cell.
  15. (en) Cellula.
  16. (en) Cellular.
  17. (en) Cubicle.
  18. (en) Cabin.
  19. (en) Hole.
  20. (en) Cell göze.
  21. (en) Alcove.
  22. (en) Niche.
  23. (en) Room.
  24. (en) Chamber.
  25. (en) Closet.
  26. (en) Cooler.
  27. (en) Cubby hole.
  28. (fr) Cellule
  29. (fr) Eellule

odacık (nedir ne demek)

  1. Küçük oda
    Örnek: Babadan kalma bu arsaya önce dört duvar örüp bir odacık yapıvermişti. R. Enis
  2. Büyük kitaplıklarda çalışması uzun sürecek araştırıcılara ayrılan küçük oda.
  3. (en) Crib.
  4. (en) Carrell.

fagositoz (nedir ne demek)

  1. Hücre yutarlığı.
  2. Yabancı bir partikülün nötrofil tarafından etkisi hale getirilmesindeki en öönemli aşamadır. Sırasıyla partikülün nötrofile tutunması, hücre içine alınması, fagositik vakuol (fagozom) oluşması ve degranülasyon kademelerinden oluşur.
  3. Bk. hücre yutarlığı
  4. Vücuda giren her türlü yabancı taneciklerin ve mikroorganizmaların fagositik hücreler tarafından yakalanma, bir vezikül içinde hücreye alınma ve sindirilerek yok edilme işlevi. Nötrofil ve makrofajlar kuvvetli fagositoz yeteneğine sahiptirler.
  5. Bir hücrelilerin amöboit hareketle avını yutması.
  6. Büyük parçacıkların yalancı ayaklar yardımıyla hücre içerisine alınması.
  7. Omurgalı bağışıklık sisteminin özel hücreleri tarafından mikroorganizmaların hücre içine alınarak sindirilmesi.
  8. (en) Phagocytosis.

sahip (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik
    Örnek: Ev sahibinin yanına gidileceğini tavrıyla belli ediyordu. R. H. Karay
  2. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil.
  3. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse
    Örnek: Düğün sahipleri gibi adımbaşında bahşiş dağıttığım için hizmetçiler de yüksünmüyorlardı. R. N. Güntekin
  4. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse.
  5. İye, sahip.
  6. Koruyan gözeten.
  7. Bir iş yapmış olan.
  8. Herhangi bir niteliği olan.
  9. Bk. iye
  10. (en) Patron.
  11. (en) Protector.
  12. (en) Proprietress.
  13. (en) Endowed with.
  14. (en) Owner.
  15. (en) Possessor.
  16. (en) Holder.
  17. (en) Proprietor.
  18. (en) Lord.
  19. (en) Master.
  20. (en) Mistress.
  21. (en) Governer.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.021