|
fırça
-
Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılan araç
Örnek:
Yer yer kireç artıkları ve fırça çizgileri duruyor. R. H. Karay
-
Resim yapma sanatı ve biçimi.
-
Çökmeyi engelleyen bağların oynamasını veya kaymasını önlemek için aralara yerleştirilen direk parçası.
-
Dekor boyamada kullanılan at kılından yapılmış araç.
-
Laboratuvarda tüp ve diğer cam malzemelerin mekanik temizliği için kullanılan malzeme.
-
Bk. kurum fırçası
-
Brush. whisk. scrub. tongue-lashing. rating. scolding.
-
brush.
-
paintbrush
-
brush
-
pinceau
-
Kazanın duman borularını temizlemekte kullanılan tel fırça.
-
Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde
Örnek:
Tırnaklarının boyasını beğenmiyorum. F. R. Atay
-
Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.
-
Renk
Örnek:
Son asır içinde elimizin değdiği her şey gibi, orasını da badana, sarı boya ve kalın çiçeğe boğmuşuz. F. R. Atay
-
Aldatıcı görünüş.
-
Yazmak için kullanılan mürekkep.
-
(Resim) Başka cisimlerin yüzeyinde renkli bir katman oluşturmada kullanılan özdek. a. bk.boyayıcıboyalar.
-
Coloring. colouring. paint. color. colour. dye. coloring. colouring. stain.
-
Colour. colouring. paint. stain. dye.
-
Paint. stain. dye. pigment. dyestuff. ink. tinct. tint. tincture. tinge. wash. stainer. blot. artists'medium. colour.
-
Paint, colour
-
peinture
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|