|
excurrent
-
Dışarı akan
-
Ana gövdesi uzamış olan
-
Fizyol kalpten akan (kan
-
effluent
-
Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı
Örnek:
Dışarıda yağmur yağıyor. S. F. Abasıyanık
-
Kişinin konutundan ayrı olan yer
Örnek:
Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı. A. İlhan
-
Yurt dışı
Örnek:
Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik. B. Felek
-
Dışa, dış çevreye
Örnek:
Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı. A. İlhan
-
Out. outside of. forth. outside. exterior.
-
Clear. forth. out. outside. exterior. abroad.
-
Out. the outside. exterior. abroad. outdoors. forth.
-
Bir yerden bir yere doğru akan, giden.
-
Çeşme, pınar.
-
[Akan] adj. flowing, running, runny, effusive
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|