|
evil
-
), (i.) günahkar, fena, kötü, kem
-
Keder verici
-
Günah, şer, fenalık, kötülük, zarar,bela, dert
-
Kötülük, musibet, uğursuzluk, bela, dert, zarar, günah
-
Günah işlemiş, günahlı.
-
Günah işlemiş (kimse), günahlı.
-
Sinful. sinner. wrongdoer. culpable. impious.
-
Sinful, wicked, erring, evil, fallen, guilty, reprobate, sacrilegious, ungodly, unrighteous
-
İyi nitelikte olmayan, kötü
Örnek:
Rüşvet aslında fena şeydir, fakat daha fenası rüşvet ayıplığını kaybetmişliktir. B. Felek
-
Üzücü
Örnek:
Bu savaş yılları o kadar fena ve ağır felaketler öğretmişti ki... H. E. Adıvar
-
İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse).
-
Hoşa gitmeyen, rahatsız edici
Örnek:
Fena günler yaşadığına inanmak için bin şahit lazım. R. H. Karay
-
Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan
Örnek:
Siz fena adamsınız, odanıza geldiğime bin kere pişman oldum. P. Safa
-
Çok
Örnek:
Tenis oynarken bileğim burkuldu, berbat, fena acıyor. P. Safa
-
Ölümlü olma durumu, ölümlülük.
-
Bad. ill. evil. sinful. wicked. poor. foul. unholy. malicious. sinister. vicious. ill. badly. poorly. angrily.
-
Evil. ill. bad. wicked. unpleasant. badly. a lot. sick. awful.
-
Bad. evil. ill. poor. sick. terrible. miserable. harmful. naughty. nefarious. villainous.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|