|
evaluate
-
Kıymet takdir etmek,değerini tayin etmek, paha biçmek
-
tartmak
-
Paha biçmek, değerlendirmek, ölçmek, değer biçmek
-
Değer
Örnek:
Bir özleyiş ve bir korkudan sonra bayrağın kıymetini ne kadar daha başka, ne kadar daha yakından duyuyordum. R. E. Ünaydın
-
Bk. değer
-
değer.
-
Değerli, nitelikli.
-
value.
-
Price. value. worth değer.
-
Value. worth. cost. price.
-
Beğenme, beğenip belirtme, değer verme
Örnek:
... herkesin takdirini kazanarak yükselmek ümidi bizi işimizin başına koşturuyor. Ş. Rado
-
Bir şeyin değerini, önemini, gerekliliğini anlama.
-
Değer biçme.
-
Kitle iletişim araçlarında izlenme oranı.
-
"Bu, şu, o" gösterme sıfatlarıyla kalma durumunda kullanıldığında "O durumda, böyle olunca" anlamlarında durum veya şart bildiren bir söz
Örnek:
Bu takdirde hem kendilerini hem de milleti iğfal etmiş olurlar. Atatürk
-
Takdirname.
-
Tanrı'Nın uygun görmesi, Tanrı'nın isteği, kader
-
L. Beğenme, değer verme. 2. Allah'ın isteği, Allah'ın yazdığı.
-
Appreciation. admiration. recognition. estimation. approbation. commendation. discretion. estimate. opinion. regard. tribute.
-
Admiration. appreciation. approbation. commendation. estimate. estimation. tribute. predestination. fate. understanding. case. prearrangement.
-
Appreciation. estimation. recognition of the worth / merit / importance of sb / sth. assessment. understanding fully. approval. commendation. applause. distillation. critical appraisal. discretion. estimate n. evaluation. fate. front. plaudit. predestinat.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|