|
etkinlik
-
Etkin olma durumu, müessiriyet.
-
Bir kişinin, bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite.
-
Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği.
-
Enaz çaba veya maliyet ile ençok sonuç elde etme kapasitesi. krş. iktisadietkinlik, tekniketkinlik
-
Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bkz. ışımetkinlik.
-
Bir genin ya da gen kombinasyonunun fenotipte kendini gösterme sıklığı.etkinlik, sahip olduğu genotipi, fenotipinde gösteren bireylerin populasyondaki oranıyla tanımlanır.
-
1. Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. 2. İlaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, 3. İlaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü.
-
Activity. efficiency. forcefulness. operation. strength. trenchancy.
-
Activity. effectiveness.
-
Efficiency. activity. event.
-
penetrance
-
efficiency
-
activity
-
Activity, efficacy
-
Wirksamkeit
-
Pénéntrance, fréquence de manifestation
-
activité
-
Hareketli, işleyen, çalışan, etkili, faal, aktif.
-
Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı.
-
Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).
-
Tepkileşimlerdeetkinliği önde gelen.
-
1- Eylemde bulunan. 2- Etki yapan. Karşıtı bk. edilgin
-
Active. effective. forceful. operative. prepotent. ascendant. ascendent. effectual. hard-core. real.
-
Forceful. operative. active. effective aktif.
-
Active. effective.
-
active
-
Aktiv, wirksam
-
actif
-
Olmak işi veya durumu.
-
Being. happening. existing. existence. occurrence. maturation.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|