|
etkili doku
-
Dokunun, Rockwell C-50 değerindeki sertliğe dek olan kalınlığı.
-
Etkisi olan, tesirli, müessir
Örnek:
Hayli etkili bir yer altı çalışması yapılıyormuş. A. İlhan
-
Effective. influential. efficient. forceful. powerful. penetrative. penetrating. commanding. effectual. efficacious. hefty. moving. operative. poignant. potent. swinging. telling. trenchant. forcible.
-
Drastic. effective. effectual. efficacious. forceful. forcible. hefty. influential. operative. potent. powerful. pronounced. strenuous. telling.
-
effective.
-
sovereign
-
Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir
Örnek:
Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor. H. Taner
-
Bir etken veya bir sebebin sonucu.
-
Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim
Örnek:
Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu. T. Buğra
-
Birtakım sonuçlar, tepkiler, olaylar ya da görüngüler ortaya çıkaran neden.
-
-> Nedenin bağlılaşık kavramı. 1- Nedensellik bağlantısı içinde: a. Bir nedenin sonucu olarak düşünülen olay. b. Bir nedenin doğurduğu gerçek olay. 2- Bir şeyin verdiği izlenim. (Ör.etki yapmak, iyi biretki yapmak.)
-
Effect. influence. action. efficacy. efficiency. effectiveness. forcefulness. reflection. reflexion. bearing. clout. drag. drift. force. hold. impact. impress. impression. imprint. incidence. interest. jolt. leaven. penetration. point. potency. pull.
-
Action. effect. force. impression. influence. mark. power. pull. punch. ring. sound. stress. impact. clout.
-
Effect. impression. influence. result. action. efficacy. impact. importance. imprint. operation. potency. power. prestige. sequence. sway. sympathy. virtue. weight.
-
effect
-
Effekt, Wirkung
-
effet
-
effectus
-
Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç.
-
Bir bütünün yapısı ve özelliği.
-
Belirli bir işi yapmak üzere özelleşmiş hücreler topluluğu.
-
Bitki ve hayvan organlarını meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan, benzer hücre topluluklarının hücreler arası maddeyle beraber oluşturdukları yapı. Epitel, bağ, kas, sinirdokusu gibi.
-
Biçim ve görev bakımından birbirlerine benzeyen hücrelerin bir araya toplandıkları yapı. Hücre farklılaşmasıyla organizmada epitel, destek, kas ve sinir dokuları bulunur.
-
Texture. tissue. histo-.
-
Tissue. texture.
-
Texture. fabric. texture. tissue. structure. make. configuration. cambium. fibre. grain.
-
tissue
-
textus
-
tissu
-
Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz
-
Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılan büyük depo.
-
Dock. warehouse on a wharf.
-
Dock. wharf. average accustomed. port construction site. shipyard.
-
Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
-
[Olan] pron. one
olan(nedir ne demek)
-
Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
-
[Olan] pron. one
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|