Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > etki altında bırakmak nedir, etki altında bırakmak ne demek, etki altında bırakmakın anlamı, ingilizcesi (etki altında bırakmak nnd)

etki altında bırakmak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






etki altında bırakmak

  1. (en) Bias, prejudice

etki (nedir ne demek)

  1. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir
    Örnek: Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor. H. Taner
  2. Bir etken veya bir sebebin sonucu.
  3. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim
    Örnek: Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu. T. Buğra
  4. Birtakım sonuçlar, tepkiler, olaylar ya da görüngüler ortaya çıkaran neden.
  5. -> Nedenin bağlılaşık kavramı. 1- Nedensellik bağlantısı içinde: a. Bir nedenin sonucu olarak düşünülen olay. b. Bir nedenin doğurduğu gerçek olay. 2- Bir şeyin verdiği izlenim. (Ör.etki yapmak, iyi biretki yapmak.)
  6. (en) Effect. influence. action. efficacy. efficiency. effectiveness. forcefulness. reflection. reflexion. bearing. clout. drag. drift. force. hold. impact. impress. impression. imprint. incidence. interest. jolt. leaven. penetration. point. potency. pull.
  7. (en) Action. effect. force. impression. influence. mark. power. pull. punch. ring. sound. stress. impact. clout.
  8. (en) Effect. impression. influence. result. action. efficacy. impact. importance. imprint. operation. potency. power. prestige. sequence. sway. sympathy. virtue. weight.
  9. (en) effect
  10. (al) Effekt, Wirkung
  11. (fr) effet
  12. (la) effectus

altında (nedir ne demek)

  1. Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.
  2. Yüksek bir yerden geniş bir alanı görür durumda.
  3. (en) Under. down. below. beneath. underneath. down below. below smb. under. below. underneath. beneath. neath. sub.
  4. (en) Under. down. below. beneath. underneath. down below. below smb. neath. sub.
  5. (en) Under. below. beneath. hypo. underneath.
  6. (en) below
  7. (fr) Au-Dessous de

altın (nedir ne demek)

  1. Bu elementten yapılmış
    Örnek: Müsteşar, pantolonunun arka cebinden altın tabakasını çıkarıp sigara veriyor. M. Ş. Esendal
  2. Üstün nitelikli, değerli.
  3. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au).
  4. Altından yapılmış sikke.
  5. Doğada az bulunması dolayısıyla para olarak kullanılan ya da devletlerce para karşılığında saklanan değerli maden.
  6. Parlak sarı renkte, kolay işlenen, değerli paslanmaz maden.
  7. Mec. Değerli, nitelikli, eşi bulunmaz.
  8. Sarı renkli, yumuşak, dövülgen ve esnek bir soy metal. A. A. 197.2; A. S. 79.
  9. (en) Gold. golden. gold.
  10. (en) Gold. golden. prospector. gold coin.
  11. (en) Gold. metallic currency. golden. m f money. noble metal. world money. nonmonetary investments. piece of gold. yellow metal.
  12. (en) gold
  13. (fr) or

bırakmak (nedir ne demek)

  1. Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak.
  2. Koymak
    Örnek: Mermer masaya bir yirmi beşlik bıraktı. T. Buğra
  3. Bir işi başka bir zamana ertelemek.
  4. Unutmak.
  5. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek.
  6. Saklamak, artırmak.
  7. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek
  8. Engel olmamak
    Örnek: Bırak, burasını benim defterimden okuyayım. Ö. Seyfettin
  9. (en) Break oneself of a habit. leave. let go. let. abandon. release. discontinue. quit. drop. stop. give up. go without. let smb. have it. walk out. allow. chuck. consign. demise. dismiss. dispose of. drop in. drop out. edge out. expose. fail. take one's.
  10. (en) Abandon. abdicate. allow. cede. chuck. concede. deposit. desist. discontinue. dismiss. ditch. drop. forgo. forsake. grow. leave. let. park. permit. quit. release. relinquish. renounce. tip.
  11. (en) To leave. to quit. to abandon. to let go off. to relinquish. to allow. to grow. to fail a student. to put down. to deposit. to entrust. to bequeath. to put off. to postpone.

bias   US UK (nedir ne demek)

  1. Meyil, temayül, peşin hüküm
  2. şev
  3. Taraf tutma
  4. Verev, meyilli, şevli, çapraz
  5. Verev olarak, meyilli olarak
  6. Meylettirmek, aleyhte tesir etmek.
  7. Verev, çapraz, meyilli

prejudice   US UK (nedir ne demek)

  1. Önyargı, peşin hüküm
  2. tarafgirlik
  3. Haksız hüküm veya işten gelen zarar
  4. garaz
  5. Birine tesir ederek haksız hüküm verdirmek
  6. Haksız hüküm veya iş ile zarara uğratmak
  7. Etki altında bırakmak, önyargılı olmasına neden olmak, zarar vermek (hukuk)

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük