|
espri yazarı
-
gagman
-
İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, nükte
Örnek:
İnceliği bu özelliğine de sindiği için esprileri hiçbir zaman harcayıcı olmazdı. H. Taner
-
Yazıda, resimde, sözde ve davranışta ince, derin anlam, nükte.
-
Crack. witticism. humor. humour. drollery. quip. quirk. sally. salt. wisecrack.
-
Gag. jest. pleasantry. witticism. wit. clever remark. joke. crack. quip nükte.
-
Joke. clever remark. bon mot. wit. witticism.
-
Yazma özelliği olan şey.
-
Bilim, edebiyat, sanat alanında kitap yazan kimse, müellif.
-
Özellikle gazete ve dergilerde herhangi bir konuda yazı yazan kimse, muharrir.
-
Sinemanın herhangi bir dalında (oyunluk, eleştiri, tarih, vb.)yazarlık yapan kimse; sinemayazarı. TV
-
Televizyonun herhangi bir dalında (oyunluk, eleştiri, tarih, vb.)yazarlık yapan kimse; televizyonyazarı.
-
Bir kitabın yazılmasından ya da derlenmesinden sorumlu olan özel ya da tüzel kişi.
-
Yazın, bilim ya da sanat alanında yapıt veren kimse.
-
Author (of cinema), writer (of cinema),
-
Author (of television), writer (of television)
-
Author. composer. contributor. man of letters. novelist. penman. writer.
-
Author. composer. contributor. man of letters. novelist. penman. writer. contemporary. pen.
-
Author. writer. entourage. penman. quill driver.
-
author
-
Autor, Urheber, Verfasser, Filmschriftsteller,
-
Autor, Urheber, Verfasser, Fernsehschriftsteller
-
Auteur (de cinéma),
-
Auteur (de télévision)
-
Espri yazarı, esprili tip
ince(nedir ne demek)
-
Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı.
-
Zayıf
Örnek:
Sarışın, kuru, ince bir kadındı. Y. K. Beyatlı
-
Taneleri ufak, iri karşıtı.
-
Küçük ayrıntıları çok olan, aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı.
-
Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
-
Tiz (ses), pes karşıtı
Örnek:
İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi. R. N. Güntekin
-
Hafif, gücü az
Örnek:
Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir. S. F. Abasıyanık
-
İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı
Örnek:
Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı. R. N. Güntekin
-
Thin. fine. slender. slim. delicate. fragile. refined. attenuate. brittle. civilized. courteous. dainty. graceful. gracile. gracious. keen. lean. nice. polite. precision. scarious. sharp. subtile. subtle. sylphish. sylphlike. sylphy. tenuous. urbane.
-
Attentive. bland. chivalrous. courteous. dainty. decent. delicate. diplomatic. elegant. exquisite. filmy. fine. genteel. gentle. gracious. grand. kind. nice. refined. slender. slight. subtle. sugary. thin. tricky. willowy. slim. graceful. sensitive. finely.
-
Delicate. fine. refined. slim. small. subtle. slender. in small pieces. intricate. graceful. sensitive. high-pitched. dainty. acetate. chiffon. civilized. cling film. cultivated. diplomatic. exquisite. flimsy. fragile. nice. papery. precarious. se.
-
Attic
-
Tricky, trickish, tricksy, delicate
-
vaporous
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|