|
eskiden
-
Geçmiş zamanlarda, geçmiş çağlarda, geçmişte, mukaddema
Örnek:
Maşallah... Seni eskiden tanıyora benziyor. M. Yesarî
-
İn old times. in times of old. of old. before now. once. beforetime. sometime. formerly. anciently. erstwhile. lang syne. onetime. in days of yore. of yore.
-
Formerly. once. in the old days. in the past.
-
Formerly. in the old days. in the past. autrefois. catchpol. once.
-
Geçme işini yapmış.
-
Zaman bakımından geride kalmış
Örnek:
Bu eski sesler içinde geçmiş zamanlar uyuyor, uyanıyor, geriniyor, yaşıyor gibidir. A. Ş. Hisar
-
Çürümeye yüz tutmuş.
-
Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi
Örnek:
Onlar bu davranışlarıyla geçmişte sadece huzursuzluk yarattı. N. Cumalı
-
Arkada kalan hayat, mazi
Örnek:
Perde perde örtülü olan eski bir geçmişten kulaklarına garip bir fısıltı gelmişti. O. C. Kaygılı
-
Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları
Örnek:
Senin de yedi göbek geçmişine rahmet okusun ha? M. Ş. Esendal
-
Past. bygone. belated. previous. former. departed. gone. passe. passee. antecedents. past. bygone. yesterdays. case history. background. history. lang syne. standing.
-
Background. bygone. departed. history. lost. olden. past. yore. overripe.
-
Past. overripe. spoiled. antecedent. bygone. departed. former. geared. late.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|