Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > eski kafalı nedir, eski kafalı ne demek (eski kafalı nnd)

eski kafalı nedir, eski kafalı ne demek?

eski kafalı

  1. Günün düşünce ve yaşayışına ayak uyduramayan (kimse)
    Örnek: Bu eski kafanın nasihatlerinden yıldığı için pek naçar kaldığı anlarda bu kapıyı çalar. H. R. Gürpınar
  2. (en) Fuddy-Duddy.
  3. (en) Fusty.
  4. (en) Square.
  5. (en) Stodgy.
  6. (en) Straight.
  7. (en) Stuffy.
  8. (en) Hidebound.
  9. (en) Old hat.

eski (nedir ne demek)

  1. Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı
    Örnek: Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden? N. Ataç
  2. Önceki, sabık
    Örnek: Anlatışına bakılırsa, eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş. H. Taner
  3. Geçerli olmayan
    Örnek: Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir. R. N. Güntekin
  4. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
  5. Geçmiş çağlardaki
    Örnek: Kendimi eski zamanların eski bir gecesinde gayet geç bir saatte sokakta dolaşıyorum sanıyordum. R. N. Güntekin
  6. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan.
  7. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey
    Örnek: Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum. H. Z. Uşaklıgil
  8. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz.
  9. Eskiye ait,eski devirden kalma arkaik, kalıntı.
  10. İngiltere'den köken alan, orijini hakkında değişik teoriler bulunan, başarılı bir koyun çobanı ve soğuk havalara iyi uyum sağladığı için ren geyiği gütmek için kullanılmış, vücudu büyük ve kare şeklinde, tüy yapısı kabarık, gövdesi kaslı ve dengeli, bir ırk özelliği olarak sırt düzeyi omuzdan geriye doğru yükselen eğime sahip, ya doğuştan kuyruksuz veya kuyruğu tamamen kesilen, kürkü uzun ve çift katmanlı, rengi mavi, gri veya gri-mavi, bazen baskın renk üzerinde desenler görülebilen, ırk özelliği olarak yürüyüş şekli ayı yürüyüşünü andıran yuvarlanır tarzda, havlaması yüksek sesli ve çınlayan, nazik, sevecen, zeki, sadık ve koruyucu, çok güçlü gütme içgüdüsüne sahip olduğundan ailesini, özellikle küçük çocukları gütmeye çalışabilen, bekçi köpeği ve özellikle koyun gütme amaçlı çoban köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı, bobtail köpeği.
  11. Sekiz adet varyetesi bulunan, deri rengi ve yumurta kabuğu rengi beyaz, süs amacıyla yetiştirilen, İngiltere'de bulunan, küçük yapılı ve oldukça tüylü etkin tavuk ırkı.
  12. Bk. bayat
  13. (en) Old English Sheep Dog.
  14. (en) Old English Game Hen.
  15. (en) Ancient.
  16. (en) Early.
  17. (en) Former.
  18. (en) Earlier.
  19. (en) Out-Of-Date.
  20. (en) Old-Time.
  21. (en) Used.
  22. (en) Secondhand.
  23. (en) Archaic.
  24. (en) Bygone.
  25. (en) Crusted.
  26. (en) Cut-And-Dried.
  27. (en) Disused.
  28. (en) Erstwhile.
  29. (en) İmmemorial.
  30. (en) Late.
  31. (en) Obsolete.
  32. (en) Olden.
  33. (en) Onetime.
  34. (en) Passe.
  35. (en) Passee.
  36. (en) Past.
  37. (en) Previous.
  38. (en) Prior.
  39. (en) Quondam.
  40. (en) Sometime.
  41. (en) Of lo.
  42. (en) Antiquated.
  43. (en) Corny.
  44. (en) Dated.
  45. (en) Shabby.
  46. (en) Unto.
  47. (en) Veteran.
  48. (en) Obsolescent.
  49. (en) Old-Fashioned.
  50. (en) Out of date.
  51. (en) Outmoded.
  52. (en) Worn-Out.
  53. (en) Back.
  54. (en) Worn out.
  55. (en) Second hand.
  56. (en) Gray.
  57. (en) Grey.
  58. (en) Hoary.
  59. (en) One time.
  60. (en) Outworn.
  61. (en) Primitive.
  62. (en) Pristine.
  63. (en) Stale.
  64. (en) Threadbare.
  65. (fr) Archaique

bayat (nedir ne demek)

  1. Taze olmayan
    Örnek: Dükkânlar karmakarışık, mallar bayat, kibar müşteriler birer birer çekiliyor, ayak takımı her gün artıyor. H. E. Adıvar
  2. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmiş, çok söylenmiş.
  3. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri.
  4. (en) Dated.
  5. (en) Not fresh.
  6. (en) Rancid.
  7. (en) Hackneyed.
  8. (en) Fogy.
  9. (en) An oath of allegiance to an emir.
  10. (en) Stale.
  11. (en) Corny.
  12. (en) Cut-And-Dried.
  13. (en) Threadbare.
  14. (en) Trite.
  15. (en) Twice-Told.
  16. (en) Detrited.
  17. (en) Cold.
  18. (en) Mouldy.
  19. (en) Shopworn.

kafalı (nedir ne demek)

  1. Kafası olan.
  2. Kafası herhangi bir biçimde olan.
  3. Bilgili, kavrayışlı ve anlayışlı.
  4. (en) İntelligent.
  5. (en) Understanding.
  6. (en) Headed.
  7. (en) Brainy.

düşünce (nedir ne demek)

  1. Düşünme sonucu varılan, düşünmenin ürünü olan görüş, mütalaa, fikir, mülahaza, ide
    Örnek: Anlaşmazlıklarda aracılığına, zor durumlarda düşüncesine başvurulur. T. Buğra
  2. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
  3. Niyet, tasarı.
  4. Tasa, kaygı, sıkıntı.
  5. İlke, yönetici sav.
  6. Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey.
  7. Bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol.
  8. Üşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey.
  9. (en) Thinking.
  10. (en) Argument.
  11. (en) Communion.
  12. (en) Conception.
  13. (en) Estimate.
  14. (en) Estimation.
  15. (en) Reflection.
  16. (en) Anxiety.
  17. (en) Worry.
  18. (en) Estimate proselyte.
  19. (en) İdea, thought, consideration.
  20. (en) Reasoning.
  21. (en) Sentiments.
  22. (en) Thought.
  23. (en) Belief.
  24. (en) İdea.
  25. (en) Opinion.
  26. (en) Mind.
  27. (en) Consideration.
  28. (en) Judgement.
  29. (en) Apprehension.
  30. (en) Attitude.
  31. (en) Cogitation.
  32. (en) Conceit.
  33. (en) Counsel.
  34. (en) Fancy.
  35. (en) Remark.
  36. (en) Say-So.
  37. (en) Sense.
  38. (en) Voice.
  39. (en) İdeo-.
  40. (en) Judgment.
  41. (en) Observation.
  42. (en) Sentiment.
  43. (en) Sight.
  44. (en) View.

ayak (nedir ne demek)

  1. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
  2. Bacak.
  3. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri.
  4. Vücudun belden aşağı bölümü.
  5. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi.
  6. Basamak.
  7. Fut.
  8. Futun küpü alınarak hesaplanan değer.
  9. (Türkiye'de) Bir ya da daha çok yapımcının, dağıtımcının yalnız kendi filmlerini oynatmak amacıyla bir mevsim boyunca kapattığı sinema ya da sinemalar topluluğu.
  10. Bk. üçayak
  11. Yer değiştirmeyi sağlayan ve çeşitli hayvanlarda çok değişik şekiller gösteren yapılar.
  12. Yazmalarda bir sayfayı ötekine bağlayan; bir sayfanın sonunda ve ikinci sayfanın başında yinelenen sözcük ya da harf. a. bkz. murakıp.
  13. (en) Histrionics.
  14. (en) Base.
  15. (en) Pedestal.
  16. (en) Foot.
  17. (en) Pous, foot.
  18. (en) Foot-Operated.
  19. (en) Stand.
  20. (en) Stillage.
  21. (en) Buttress.
  22. (en) Hoof.
  23. (en) Plates.
  24. (en) Step.
  25. (en) Rung.
  26. (en) Tributary.
  27. (en) Gait.
  28. (en) Pace.
  29. (en) Rhyme.
  30. (en) Put-Off.
  31. (en) Footing.
  32. (en) Easel.
  33. (en) Pedlar.
  34. (en) Frontsman.
  35. (en) Pitch-Man.
  36. (en) Market man.
  37. (en) Shaft.
  38. (en) Treadle.
  39. (en) Prop.
  40. (fr) Pied

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011