esassız ne demek?
- Sağlam bir temele dayanmayan, köksüz, asılsız.
- Doğru olmayan, yalan
Bazen bir toplum, olduğu gibi esassız, çok abartılmış, yanlış rivayetlere kapılıp gidiyordu.
B. Felek
Baseless, without a base, without a foundation.
esassızlık
- Esassız olan şeyin durumu.
esas
- Bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel.
- Bir iş veya sözde doğru biçim.
- Ana, temel olarak alınan, başlıca, asal, esasi.
- Bk. temel
- Bk. temellendirim
- Temel. Kök. Rükün. şart. Hakikat ve mahiyetler.
Principal.
Fundamental.
Basic.
Original.
