|
esas
-
Bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel.
-
Bir iş veya sözde doğru biçim.
-
Ana, temel olarak alınan, başlıca, asal, esasi.
-
Bk. temel
-
Bk. temellendirim
-
Main. principal. fundamental. basic. original. master. ultimate. authentic. basal. broad. central. constitutive. elemental. guiding. intrinsic. parent. pivotal. staple. underlying. foundation. the merits. beginnings. principle. base. basis. extract.
-
Base. basic. basis. cardinal. cornerstone. essence. essential. footing. fundamental. ground. groundwork. intrinsic. kernel. mother. nucleus. principal. soul. staple. foundation. true state. principle. real.
-
Base. bottom. nucleus. source. foundation. basis. the true state of a thing. the essence. the fundamental principle. the essentials. fundament. origin. original. body. institute. ground. standard. keynote. matter. head. point. pith. staple position. top.
-
Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü
Örnek:
Evin temelleri sökülüyor gibi sarsılıyor. H. E. Adıvar
-
Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur.
-
En önemli, belli başlı, ana, esas, asıl, baz
-
Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler
Örnek:
Temelde sıradan bir Fransız vodviline dayanırdı oynadıkları oyun. N. Cumalı
-
1- (Genel anlamda) Bir şeyin üzerindetemellendiği, kurulduğu şey (bir evintemeli, bir kurumuntemeli vb.). 2- Tinsel nitelikte bir şeyin varsaydığı ve kendisine dayandığı ilke. (Ma tematiğintemeli, hukukuntemeli, eğitimintemeli, ahlâkıntemeli vb. Ahlâkıntemeli, bir ahlâk öğretisinde, ahlaksal doğruların kendisinden çıkarıldığı ilkedir; (ör. Epikuros'un ahlâk felsefesinde bu ilke haz'dır). 3- Bütün bir bilgiler bağlamının kendisinden çıkarılabildiği en genel ve en yalın önerme; en genel önermelerden ve en genel düşüncelerden kurulmuş bir dizge. (Ör. Tümevarımıntemeli, kendisinden biçimsel olarak olaylardan yasalara geçme hakkının çıkarılabileceği bir ilkedir.)
-
Bir şeyin gelişimi için ilk ögeler.
-
En önemli, belli başlı, ana, esas.
-
Dayanıklı.
-
Bir yapının sağlam dayanak buluncaya kadar toprak içinde aşağıya doğru uzatılan dip duvarları.
-
Basic. bread-and-butter. fundamental. primary. principal. underlying. elementary. basal. abecederian. constitutive. elemental. guiding. parent. rudimental. rudimentary. staple. working. foundation. base. basis. footing. ground. groundwork. root. back.
-
Base. basic. basis. bed. central. cornerstone. elementary. essential. footing. foundation. fundamental. ground. grounding. groundwork. keynote. leading. main. precept. primary. principal. rationale. rudimentary. rudiments. chief.
-
Basic. basis. foundation. basic principle. origin. basic fundamental. principal. chief. main. most important. footing. foot. ground work. ground. support. basement. bedding. base. bottom. essence. fabric. grounding. groundwork. leading. master. pedestal.
-
foundation
-
fondement
-
fundamentum
-
Constituent, constitutive, creative
-
Çocuğu olan kadın, anne
Örnek:
Gözyaşları döken hanım herhâlde gelinin anası olacaktı. H. Taner
-
Yavrusu olan dişi hayvan.
-
Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
-
Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü.
-
Velinimet.
-
Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü.
-
Temel, asıl, esas
Örnek:
Geçen yıl ana işlerden hiçbiri bitirilip bir sonuca varılamamıştır. M. Ş. Esendal
-
Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatır.
-
Chief. principal. key. main. primary. basic. leading. guiding. broad. capital. cardinal. fundamental. governing. grand. master. parent. staple. mother. principle. main part. head. matron.
-
Arterial. basic. cardinal. central. chief. fundamental. grand. leading. ma. main. mama. mammy. momma. mother. primary. rudimentary. mum. mom. maternal. principal.
-
A prefix in words from the Greek, denoting up, upward, throughout, backward, back, again, anew.
-
A suffix to names of persons or places, used to denote a collection of notable sayings, literary gossip, anecdotes, etc.
-
Thus, Scaligerana is a book containing the sayings of Scaliger, Johnsoniana of Johnson, etc. a collection of anecdotes about a person or place mother of the ancient Irish gods; sometimes identified with Danu.
-
Main. master. major. mother. patroness. fundamental. basic. capital. stock. principal. broad / adj ,. cardinal. central. chief. leading. mama mamma.
-
Mother of the ancient Irish gods; sometimes identified with Danu. a collection of anecdotes about a person or place.
-
Article Numbering Association.
-
American Numismatic Association, the national organization for coin collectors.
-
Association of National Advertisers An association whose members are advertisers, i e , companies that advertise their products or services.
-
American Nurses Association.
-
Association of National Advertisers.
-
Short for 'American Numismatic Association '.
-
Automatic Network Analyzer - A computer-controlled test system that measures microwave devices in terms of their small signal S-parameters The use of this instrument by both engineering and production permits quick and accurate characterization of the input and output impedance, gain, reverse isolation of individual units and the degree of match between units.
-
Hole.
-
Her cinsten aynı miktarda
-
Sonek ait olan koleksiyon: Americana, Shakespeareana.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|