|
ermek
-
Erişmek, kavuşmak
Örnek:
Nereden geldiğini anlamadığı bir ataklığa ermişti. N. Cumalı
-
Yetişip dokunmak.
-
Bitkiler veya bunların ürünleri olgunlaşmak.
-
Kendini Tanrı yoluna vermiş kimse insanüstü kutsal bir aşamaya erişmek.
-
To reach. arrive at. attain. to attain. to ripen. to mature. to become a saint.
-
To attain. to reach. to arrive at maturity. to ripen. to reach spiritual perfection. get at.
-
Varılması zamana, emeğe bağlı olan veya uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak
Örnek:
Genç yaşında üne erişmiş, yönettiği oyunlar afişlerden inmemiş. N. Cumalı
-
Bir yere ulaşmak, varmak
Örnek:
Boyu bir elli beş olduğu için, eli ancak on beşinci düğmeye erişebilmektedir. H. Taner
-
Bitkiler veya bunların ürünleri olgunlaşmak.
-
Zaman gelip çatmak.
-
Reach. attain. achieve. compass. range.
-
Attain. carry. extend. to reach. to attain. to access. to mature. to ripen. ripen.
-
Access. retrieve. to reach. to arrive at. to attain. to mature. to amount to. to ripen. to come. to overtake. to touch. extend. find. go. hit. to have the key to the door. land. make.
-
Ayrı kalınan, sevilen bir kimseyle bir araya gelmek, onu yeniden görmek
Örnek:
Biz 1923'te bir Mustafa Kemal'e kavuşmasaydık, gelecek zamanlara doğru yollarımızı tıkayan aşılmaz setleri yıkamazdık. F. R. Atay
-
Yokluğu çekilen veya çok istenen bir şeye erişmek, onu elde etmek
-
Katılmak
-
Bir araya gelmek, birleşmek.
-
Güneş batmak.
-
Varmak, ulaşmak.
-
Meet. come together. rejoin. reunite. converge. resume. retrieve. return to.
-
retrieve.
-
To be reunited with. to succeed in getting sth long sought for. to reach. to arrive at. to flow into another. to join another. to meet. to overlap properly.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|