|
erkek anahtar
-
Elektrikte veya makine alanında dişi yuvaya giren anahtar.
-
Solid-stemmed key.
-
İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı.
-
Sperma oluşturan organizma.
-
Yetişkin adam, bay, kadın karşıtı
Örnek:
Erkekler gelince buraya, karılar işte böyle kaçar. O. C. Kaygılı
-
Koca.
-
Sözüne güvenilir, mert.
-
Girintili ve çıkıntılı olmak üzere bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı.
-
Sert, kolay bükülmez.
-
Bk. erkek
-
Geçmelerde bir yuva ya da deliğe giren bölümü üzerinde bulunduran parçaya verilen ad.
-
Tom
-
Male. masculine. he. man. male. he. jack. gent. he-.
-
He. male. man. manly. courageous. reliable. rigid. hard. husband.
-
Male. man.
-
Boy
-
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı.
-
Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, kurgu.
-
Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol.
-
Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç.
-
Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak.
-
Vesile, araç, vasıta
Örnek:
Biliyordu ki sabır, cennetin anahtarıdır. P. Safa
-
İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör.
-
Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret.
-
Eski yapı almaçlarda, oluk seçimini yapmak için döndürülen parça.
-
Bk. açkı
-
Kilidi açıp kapayan madensel araç.
-
Bk. anahtar
-
Tuner
-
Cipher. clew. clue. cotter. key.
-
Clef. key. clue. code. wrench. spanner. switch.
-
Key. switch. electric switch. clef. chatelaine. clue. cock n.
-
Key
-
Abstimmskala, Abstimmvariometer
-
Schlüssel
-
Commutateur
-
Clef, clé
-
Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü
Örnek:
Tıraş makineleri ile usturalar çekmecelerde dururdu. N. Cumalı
-
Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması.
-
Araba, otomobil.
-
Bk. işlerge
-
Bk. işleteç
-
Machine. engine. device.
-
Engine. machine. press. device. contraption. machinery. car.
-
Machine. engine. mechanism. workings. motor. machinery. device. mechanical. workhorse.
-
Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey).
-
Hayvan ve bitkilerin, erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş cinsi.
-
Kadın.
-
Girintili ve çıkıntılı olmak üzere bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan.
-
Yumuşak, kolay işlenen (maden).
-
Şuh, işveli, çekici.
-
Geçmelerde yuva ya da delik açılan parçaya verilen ad.
-
Female.
-
Female. she.
-
Female. she. woman.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|