|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
erke
-
Enerji.
-
(pozitif bilimlerde) İş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.
-
Doğada çeşitli hallerde görünen iş yapabilme yeteneği. Değişlik yollarla bir türünden ötekine dönüşebilen bellibaşlıerke türleri erkil, devimsel, elektriksel, ısıl, ışıl, kimyasal, çekirdekselerkelerdir.
-
1- (Aristoteleles'te) Bir olanağın gerçekleşmesi; gerçek durumuna gelmesi. Karşıtı bk. gizilgüç. 2- (Doğa bilimlerinde) İş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.
-
İş başarma gücü.
-
Nazlı, serbest büyütülmüş çocuk.
-
Slothful.
-
energy
-
Energie
-
énergie
-
actus
-
Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke.
-
Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç.
-
Manevi güç
Örnek:
Size yaşamak enerjisini verecek kitaplar tavsiye ederim. P. Safa
-
Bk. erk
-
Bk. erke
-
Bk. erke, e
-
Canlı organizmalarda katabolizma sırasında meydana gelen iş görme kapasitesi.
-
Genellikle kalori veya jul olarak ifade edilen, sistemin faaliyet veya iş yapma yeteneği.
-
Energy. power. kick. drive. pep. pith. snap. steam. verve. vigor. vigour. vim. vinegar. guts.
-
Energy. go. impetus. pep. power. push. steam. zip. drive.
-
energy.
-
energy
-
énergie
-
Energia: güç,enerji
iş(nedir ne demek)
-
Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
Örnek:
İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
-
Bir değer yaratan emek.
-
Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
-
Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
-
Kamu yararına yapılan işler.
-
Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
-
Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
-
İş yeri
-
Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
-
Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
-
Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
-
Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
-
Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
-
Job. working. occupational. regulation. biz. work. things to do. job. occupation. profession. business. trade. concern. affair. function. piece of work. works. working. activity. appointment. assignment. ball game. billet. calling. cause. commerce. d.
-
Act. action. affair. appointment. assignment. berth. business. commission. concern. deal. dealing. dealings. deed. duty. employment. field. function. handiwork. job. labour. matter. occupation. occupational. office. operation. position. post. profession. pursuit. service. show. situation. task. trade. transaction. undertaking. work. working. workpiece.
-
Act. business. work. job. action. affair. commerce. employment. matter. occupation. profession. service. task. trade. duty. mission. the chief problem. something worth doing. agency. term. avocation. billet. biz. boom. breeze. commercial operation. commis.
-
profession.
-
job
-
work.
-
Business, activity.
-
work
-
Arbeit
-
travail
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|