|
erke atlaması
-
Uyarık duru erkelerinin, özdecik içinde bir yerden bir yere ya da bir özdecikten başka birine geçmesi.
-
Energy transfer
-
Transfert d'énergie
-
Enerji.
-
(pozitif bilimlerde) İş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.
-
Doğada çeşitli hallerde görünen iş yapabilme yeteneği. Değişlik yollarla bir türünden ötekine dönüşebilen bellibaşlıerke türleri erkil, devimsel, elektriksel, ısıl, ışıl, kimyasal, çekirdekselerkelerdir.
-
1- (Aristoteleles'te) Bir olanağın gerçekleşmesi; gerçek durumuna gelmesi. Karşıtı bk. gizilgüç. 2- (Doğa bilimlerinde) İş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.
-
İş başarma gücü.
-
Nazlı, serbest büyütülmüş çocuk.
-
Slothful.
-
energy
-
Energie
-
énergie
-
actus
-
Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma.
-
Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı
Örnek:
Biraz daha geçti, sırıkla yüksek atlama müsabakası ilan olundu. M. Ş. Esendal
-
Atlamak işi.
-
Vücudun, sıçrama gücü ile bulunduğu dayanak yüzeyinden koparak ayrı bir düzeye konması.
-
Bir filmdeki devinimin doğal akışını değiştiren, şaşırtıcı sonuçlar, çarpıcı etkiler sağlamakta kullanılan kesim.
-
1- Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma ya da belli bir yükseklikten aşırma. 2- Bu yolla en uzağaatlamak ya da en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.
-
Jump (cut)
-
omission.
-
Jump. leap. skip. vault. spring. skipping. omitting. omission.
-
A jump. skipping. by-pass. jumping off. jumping. leap. spring. vault.
-
vault
-
Jumping event, vault
-
Biidsprung, Sprung
-
Sprung
-
saut
-
Daha yüksek erke düzeylerine çıkmış nicemsel dizge durusu.
-
Excited state
-
État d'excitation
-
Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak.
-
Pürüzsüz (ten)
Örnek:
Bu, duru beyaz tenli ve kıpkızıl dudaklı bir körpe Rus kızıydı. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup).
-
Değişkenlerin değerleri verildiğinde, dizgenin kesinlikle tanımlanan belirlidurumu.
-
Bulanık olmayan, temiz, berrak, saf.
-
Limpid. clear. limpid berrak.
-
Lucid. clear. crystal clear. net. transparent. clean. fine. purified. uncontaminated. pearly. limpid.
-
state
-
état
dur(nedir ne demek)
-
[DUR] n. major key, musical key that is based on a major scale
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|