Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > erime nedir, erime ne demek (erime nnd)

erime nedir, erime ne demek?

erime

  1. Erimek işi.
  2. Bir katının katı evresinden ısı ve basınç etkisiyle sıvıya dönüşümü.
  3. Bir katının katı evresinden ısı ve basınç etkisiyle sıvıya dönüşümü.
  4. Bk. zincirleme
  5. --iişi-- etkisiyle örüt yapıları çözülen katıların, sıvı evreye geçmeleri olayı ; donmanın tersi.
  6. (en) Melting.
  7. (en) Fusion.
  8. (en) Fusing.
  9. (en) Thaw.
  10. (en) Solution.
  11. (en) Dissolution.
  12. (en) Dissolve.
  13. (al) Schmelzung
  14. (fr) Fusion

zincirleme (nedir ne demek)

  1. Birbirini izleyen, art arda gelen, müteselsil, teselsül
    Örnek: Zincirleme laflarla karşı tarafın ekmeğine kat kat yağ sürerler. H. Taner
  2. Zincirlemek işi veya durumu.
  3. İlk çekimin son görüntüleri yavaş yavaş güçsüzleşirken, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlenerek belirmesine, belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste binmesine, bunun ardından ilk çekimin son görüntülerinin gittikçe güçsüzleşerek yerini ikinci çekimin gittikçe güçlenen ilk görüntülerine bırakmasına dayanan bir noktalama, bindirme çeşidi.
  4. (en) Dissolve, lap dissolve, mix (dissolve), fade (over), cross dissolve (fade), oil dissolve, fading.
  5. (en) Successive.
  6. (en) Continuous.
  7. (en) Chaining.
  8. (en) Chain.
  9. (en) Lap dissolve.
  10. (al) Überblendung, Bildüberblendung, Blende, Durchblendung, Überblenden, weiche Überblendung
  11. (fr) Enchaîné, fondu enchaîné

erimek (nedir ne demek)

  1. Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek.
  2. Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek
    Örnek: Yüzündeki karlar eriyince beyaz, yuvarlak bir yüz meydana çıkmıştı. S. F. Abasıyanık
  3. Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak.
  4. Çok zayıflamak
  5. Utancından çok sıkılmak.
  6. Yok olmak, bitmek, tükenmek
    Örnek: Güzel hayatımız da bir göz açıp kapayışta eridi. R. H. Karay
  7. (en) Melt.
  8. (en) Resolve.
  9. (en) To melt.
  10. (en) To wear out.
  11. (en) To be greatly embarassed.
  12. (en) Fuse.
  13. (en) Dissolve.
  14. (en) Pine away.
  15. (en) Pine.
  16. (en) Deliquesce.
  17. (en) Thaw.
  18. (en) To thaw.
  19. (en) To dissolve.
  20. (en) To fuse.
  21. (en) To waste away.
  22. (en) To pine away.
  23. (en) To liquefy.
  24. (en) To mingle.
  25. (en) To flux.
  26. (en) To run.
  27. (en) To bleed.
  28. (en) To leach.
  29. (en) To wear-out.
  30. (en) Flag.
  31. (en) Give.

(nedir ne demek)

  1. Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
    Örnek: İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
  2. Bir değer yaratan emek.
  3. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
  4. Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
  5. Kamu yararına yapılan işler.
  6. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
  7. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
  8. İş yeri
  9. Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
  10. Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
  11. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
  12. Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
  13. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
  14. (en) Working.
  15. (en) Occupational.
  16. (en) Regulation.
  17. (en) Things to do.
  18. (en) Action.
  19. (en) Berth.
  20. (en) Commission.
  21. (en) Deal.
  22. (en) Dealing.
  23. (en) Dealings.
  24. (en) Mission.
  25. (en) The chief problem.
  26. (en) Something worth doing.
  27. (en) Agency.
  28. (en) Term.
  29. (en) Avocation.
  30. (en) Boom.
  31. (en) Breeze.
  32. (en) Profession.
  33. (en) Job.
  34. (en) Business, activity.
  35. (en) Work.
  36. (en) Occupation.
  37. (en) Business.
  38. (en) Trade.
  39. (en) Concern.
  40. (en) Affair.
  41. (en) Function.
  42. (en) Piece of work.
  43. (en) Works.
  44. (en) Activity.
  45. (en) Appointment.
  46. (en) Assignment.
  47. (en) Ball game.
  48. (en) Billet.
  49. (en) Calling.
  50. (en) Cause.
  51. (en) Commerce.
  52. (en) Deed.
  53. (en) Duty.
  54. (en) Employment.
  55. (en) Field.
  56. (en) Handiwork.
  57. (en) Labour.
  58. (en) Matter.
  59. (en) Office.
  60. (en) Operation.
  61. (en) Position.
  62. (en) Post.
  63. (en) Pursuit.
  64. (en) Service.
  65. (en) Show.
  66. (en) Situation.
  67. (en) Task.
  68. (en) Transaction.
  69. (en) Undertaking.
  70. (en) Workpiece.
  71. (en) Commercial operation.
  72. (en) Commis.
  73. (al) Arbeit
  74. (fr) Travail

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.008