Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ensilage nedir, ensilage ne demek, ensilage türkçesi, türkçe anlamı (ensilage nnd)

ensilage nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






ensilage  US UK

  1. Siloya koymak, yemleri ambara koymak
  2. Mısırı saplarıyla hayvan yemi olarak kesip siloya doldurma
  3. Siloda saklanan bu çeşit yem.

siloya koymak (nedir ne demek)

  1. (en) Ensile, ensilage, silo

koymak (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek
    Örnek: Öteki elini doktorun omzuna koydu. S. F. Abasıyanık
  2. Bir kimseyi iÅŸe yerleÅŸtirmek, birine iÅŸ saÄŸlamak.
  3. Bırakmak.
  4. Katmak, eklemek
  5. İmza, tarih, adres yazmak.
  6. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak
  7. Etkilemek, dokunmak.
  8. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak
  9. Adamdan saymak, varlığını kabul etmek: “Anasını durmadan nefes aldırmadan azarlıyor, babasını adam yerine koymuyor, ağzını açarken susturuyordu.” -R. H. Karay. “Adam hesabına koyup bir hatır sormaz, bir çift lakırtı etmezler.” -M. Ş. Esendal.
  10. (en) Put. place. set. plant. lay. position. rest. stick. closure. dot smb. one. lay down. lay on. park. put down. set down. sting.
  11. (en) Apply. deposit. lay. park. place. post. put. set. stick. wrap. to put. to place. to set. to lay. to pour. to impose. to affect. to sadden. to move.
  12. (en) To put. to place. to let go. to affect. to upset. to bother. to move. to appropriate. to set aside.

yem(nedir ne demek)

  1. Hayvan yiyeceÄŸi.
  2. Kuş ve balık tutmak için tuzağa bırakılan, oltaya takılan yiyecek veya yiyecek görüntüsündeki nesne
    Örnek: İtina ile iğneye yemi taktı. S. F. Abasıyanık
  3. Ağızotu.
  4. Birini aldatabilmek için hazırlanmış düzen, kullanılan kimse veya şey.
  5. Hayvanlar tarafından tüketilen ve hayvanların yaşama ve verim gereksinimlerini enerji ve/veya besin maddeleri yönünden karşılamak amacıyla belli sınır ve koşullarda yedirildiği zaman sağlığına zararlı olmayan, yararlanılabilir durumdaki organik ve/veya inorganik besin maddelerinin bir veya birkaçını kapsayan, bitkisel veya hayvansal kökenli veya doğada serbest olarak bulunan maddeler.
  6. (en) Bait. draw. decoy. fodder. food. forage. lure. prey. provender. silage.
  7. (en) Bait. decoy. feed. lure. provender. feedstuff. food. fodder.
  8. (en) Bait. fodder. feed. primer. decoy. feed grain. feeding. food. shill.
  9. (en) feed

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük