ensesine binmek ne demek?

  1. Birine bir işi yaptırmak için sürekli baskı altında bulundurmak.

ensesine yapışmak

  1. Yakalayıp sıkıştırmak: “Polisler ikametgâhsız diye ensene yapışırlar, seni deliğe tıkarlar.” -Y. K. Beyatlı.

ensesinde boza pişirmek

  1. Birini çok üzmek, tedirgin etmek.
  2. 1) ısıtmak, kızgın duruma getirmek: “Güneş, bütün gün enselerinde boza pişirmiş, vücutlarının teri mintanlarının üstüne çıkmıştı.” -H. Taner. 2) birini çok üzmek, tedirgin etmek: “İhtiyarlık kepaze şey... Şimdi çocuk evde ensemde boza pişiriyor.” -R. N. Güntekin. 3) birini bir işi yapıp bitirmesi için sürekli sıkıştırmak.
  3. (en)To keep a tight rein on.

binmek

  1. Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak
  2. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak
  3. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak.
  4. İş istenilmeyen veya beklenilmeyen bir biçim almak.
  5. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak.
  6. Fiyat artmak.
  7. Eklenmek, katılmak
  8. (en)Get on / onto.
  9. (en)Mount.
  10. (en)Board.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

ensesine yapışmakensesinde boza pişirmekensesi kalınensestensest sonucu doğanenseense ak zarıense bağıense bağlamaense çukurubinmekbinmebinmeli yapıştırmabinmemekbinmanbinbin birbin bir ayak bir ayak üstünebin bir delik otugillerbin bir yaprak otu
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın