Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ens kategori nedir, ens kategori ne demek (ens kategori nnd)

ens kategori nedir, ens kategori ne demek?

ens kategori

  1. Nesneler bir (değişken) V kümeler kümesine ait kümeler, oklar bu kümeler arasındaki fonksiyonlar olan kategori.
  2. (en) Ens category.
  3. (fr) Catégorie Ens

ens   US UK (nedir ne demek)

  1. (Çoğ
  2. Var olma, soyut varlık kavramı

en   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı.
  2. Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret.
  3. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime
    Örnek: Avucumu yumduğum zaman ailemin en kuvvetli erkekleri bile parmaklarımı açamazlardı. R. N. Güntekin
  4. Bir filmin iki kenar arasında kalan, filmlerin çeşitlerine göre değişen ve filmlerin boylarını belirleyen uzunluğu.
  5. Erime noktasının kısaltılmış şekli.
  6. Hlk. Hayvanların kulaklarına vurulan damga.
  7. Bk. genişlik
  8. (en) Prefix signifying in or into, used in many English words, chiefly those borrowed from the French.
  9. (en) Some English words are written indifferently with en-or in-.
  10. (en) For ease of pronunciation it is commonly changed to em-before p, b, and m, as in employ, embody, emmew.
  11. (en) It is sometimes used to give a causal force, as in enable, enfeeble, to cause to be, or to make, able, or feeble; and sometimes merely gives an intensive force, as in enchasten.
  12. (en) See In-.
  13. (en) In some cases, such as children and brethren, it has been added to older plural forms.
  14. (en) Suffix signifying to make, to cause, used to form verbs from nouns and adjectives; as in strengthen, quicken, frighten.
  15. (en) An adjectival suffix, meaning made of; as in golden, leaden, wooden.
  16. (en) The termination of the past participle of many strong verbs; as, in broken, gotten, trodden.
  17. (en) Half an em, that is, half of the unit of space in measuring printed matter.
  18. (en) Half the width of an em.
  19. (en) Short form for en-quad, half the width of an em.
  20. (en) Measurement of linear space used by typographers; half the width of an em.
  21. (en) Fixed space equal to one-half the width of an em.
  22. (en) Unit of measurement equal to half of one em Also: en space, en quad, en rule, en leader.
  23. (en) Half an em.
  24. (en) One-Half the width of an em.
  25. (en) End Node APPN end system that implements the PU 2 1, provides end-user services, and supports sessions between local and remote CPs ENs are not capable of routing traffic and rely on an adjacent NN for APPN services Compare with NN See also CP.
  26. (en) Unit of measurement equal to half of one em.
  27. (en) European Norms.
  28. (en) Measure of space equal to one-half of an em space in the same point size and typeface.
  29. (en) European Normes or standards, which are gradually harmonising with and superseding British Standards.
  30. (en) English Nature.
  31. (en) One-Half of an em.
  32. (en) Melting point.
  33. (en) All-Time.
  34. (en) Most.
  35. (en) The very.
  36. (en) Best.
  37. (en) Very.
  38. (en) Width.
  39. (en) Breadth.
  40. (en) Diameter.
  41. (en) Suffix from AS.
  42. (en) An, formerly used to form the plural of many nouns, as in ashen, eyen, oxen, all except oxen.
  43. (en) Suffix corresponding to AS.
  44. (en) -en and -on, formerly used to form the plural of verbs, as in housen, escapen.
  45. (en) This must not be confused with -en corresponding in Old English to the AS.
  46. (en) İnfinitive ending -an.
  47. (en) See Em.
  48. (en) An en is a typographers unit of measurement that is proportioned to the width of a capital letter 'N ' It will vary from font to font and will also vary with the point size of the font.
  49. (en) [in composition] one half of the width of an em.
  50. (en) European Norm.
  51. (en) The letter 'N' NU - a Greek letter XU - monetary unit of Vietnam.
  52. (en) Traversal after arrival, no traversal after traversal from an anchor of the same link.
  53. (al) Breite, Filmbreite
  54. (fr) Largeur
  55. (fr) P.F.
  56. Kelimeleri sıfat, fiil, isim yapan ek.
  57. E, içine (çok defa şiddet ifade eder).
  58. Harfi
  59. Matb
  60. Yarım kadrat (yazı)

genişlik (nedir ne demek)

  1. Geniş olma durumu
    Örnek: Omuzları ile kalçaları aynı genişlikte. S. F. Abasıyanık
  2. En, boy karşıtı.
  3. Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı ses tonlarının tümüme birden verilen ad.
  4. Almaçtaki resmin yatay uzunluğu.
  5. Bk. en
  6. (en) Width (of image), horizontal size.
  7. (en) Wideness.
  8. (en) Width.
  9. (en) Ease.
  10. (en) Extensiveness.
  11. (en) İmmensity.
  12. (en) Comfort.
  13. (en) Wealth.
  14. (en) Breadth.
  15. (en) Amplitude.
  16. (en) Spaciousness.
  17. (en) Roominess.
  18. (en) Largeness.
  19. (en) Openness.
  20. (en) Ampleness.
  21. (en) Expanse.
  22. (en) Expansion.
  23. (en) Extent.
  24. (en) Spread.
  25. (en) Vastness.
  26. (en) Latitude.
  27. (en) Profundity.
  28. (en) Range.
  29. (en) Scope.
  30. (al) Bildbreiten
  31. (fr) Étendu

kategori (nedir ne demek)

  1. Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tamamı, grup, ulam
    Örnek: Bunları dört beş kategoride toplayabiliriz. H. Taner
  2. Ulam.
  3. (Yun.kategoria = öznitelik; yüklem; bir nesneye yüklenen nitelik) 1- (Aristoteles'te) Varolan üzerindeki deyiş biçimleri. //kategoriler öğretisinin kurucusu olan Aristoteles 10kategori ayırır: Bir önermede konu üzerinde ancak bu 10kategoriye göre bir şey söylenebilir: töz, nicelik, nitelik, görelik (bağıntı), yer, zaman, durum, iyelik, etki, edilgi. 2- (Kant'ta) Her deneyin önsel koşulu olan salt anlık kavramları. // Anlığın, duyarlıkla alınan duyu gereçlerini bağlayıp birleştiren 12kategorisi vardır: a. nicelik: birlik, çokluk, bütünlük; b. nitelik: gerçeklik, hiçlik, sınırlama; c. bağıntı: töz-ilinek, neden-etki, topluluk (karşılıklı etki); d. modalité: olanak-olanaksızlık, var olma-var olmama, zorunluluk-rastlantı. Aristoteles'tekategoriller hem varlığın hem düşüncenin özellikleri olduğu halde, Kant'ta yalnız düşüncenin özellikleridir.
  4. Bk. ulam
  5. Bk. nitel bölüm
  6. (en) Category.
  7. (en) Predicament.
  8. (en) Class.
  9. (en) Order.
  10. (en) Classification.
  11. (fr) Catégorie
  12. (la) Praedicamentum

nesneler (nedir ne demek)

  1. Eşyâ. ~ töresi: eşyâ hukuku.

nesne (nedir ne demek)

  1. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi, maddesi olan her türlü cansız varlık, şey, obje
    Örnek: Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil. S. M. Alus
  2. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
  3. Öznenin dışında kalan her konu, obje
    Örnek: Her nesne ve olaya alaycı bir gözle bakmak ilkesinden yola çıkar bu görüş. S. Birsel
  4. (Derleme., belirtilinesne, -i'li tümleç, -i'linesne) Geçişli eylemi tümleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: Ali bir kitap almış; Öğrenci para bulmuş, sahibine vermiş; Öğretmen ders anlatıyor; Meseleyi çözmeden gitmeyin; Çocuklar annelerinin evde bulunmayışını fırsat bilirler; Ali evi sattı, bahçeyi bıraktı; Bazı insanlar okumayı sever, yazmayı sevmez; Kar bütün limanı sarmıştı vb.
  5. İnsanın dışında kalan, görülebilen, dokunulabilen, bir ağırlığı ve kütlesi olan her türlü özdeksel varlık.
  6. (Lat. objectum = karşıda bulunan, karşıya konan) : 1- (Genellikle) Karşımızda bulunan şey. 2- Öznenin bağlılaşık kavramı olarak, özne ediminin, bilincin kendisine yöneldiği şey: a. Kendisine yönelinen, düşünülen, tasarlanannesne, kendisine yönelen bir edim olmadan var olmayan şey; bilinçte, düşünmenesnesi (konu) olarak düşünme olayının karşısında bulunan şey; düşüncel (ideal)nesne. b. Özne ediminden, bilinçten, bağımsız olan gerçek (real)nesne; gerçeklik olarak, dışdünyanın bir parçası olarak bilincin karşısında duran şey.
  7. (en) Object.
  8. (en) Objective.
  9. (en) Article.
  10. (en) Body.
  11. (en) Charm.
  12. (en) Chose.
  13. (en) Determined direct object.
  14. (en) Objective case.
  15. (en) Stuff.
  16. (en) Thing.
  17. (en) Thingamajig.
  18. (en) Anything şey.
  19. (en) Obje.
  20. (en) Object obje.
  21. (en) Direct object.
  22. (en) Anything.
  23. (al) Gegenstand
  24. (fr) Objet
  25. (fr) Complément direct déterminé, object
  26. (la) Objectum

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.022