|
enlemesine yarık
-
Buzul üzerinde, bir eğim kesikliğini aşma sırasında oluşan derin çatlak, bkz. buzul
-
séracs
-
séracs
-
Eni boyuna göre daha fazla olarak
Örnek:
Bina sekiz köşeliydi, enlemesine yapılmış olan asıl kahvehaneye birkaç merdivenle çıkılırdı. S. Birsel
-
Yarılarak açılmış yer, geniş çatlak.
-
İnce bir çizgi durumunda açılmış yara
Örnek:
Kendini göstermek için terliklerini yarık topuklu tabanlarında şaplata şaplata geçmişti. H. Taner
-
Anlaşmazlık, bölünme
Örnek:
Şimdiden birtakım yarıklar açan siyasi rekabetten başka ne mana verilebilirdi? Y. K. Karaosmanoğlu
-
Küçük bir ışık demeti elde etmek için ışık kaynağının önüne konulan, saydam olmayan bir düzlem üzerine açılmış, dikdörtgen biçiminde küçük delik.
-
Yarılarak açılmış veya yarılarak oluşmuş.
-
Kimi ışık deneylerinde gerekli dar uzun kesitli bir demet elde etmek için kullanılan ince aralık.
-
Bir organı loblara bölen derin çukurlar ya da oluklar.
-
Herhangi bir organ veya oluşum üzerindeki uzunlamasına seyir gösteren açıklık, kleft.
-
Chappy. cloven. split. breach. chap. chink. cleft. cranny. crevasse. crevice. cut. fissure. gash. hiatus. incision. interstice. rent. rift. scissure. shake. slit. slot. split. tear. vent.
-
Breach. chink. chip. cleavage. crevice. cut. cutting. fissure. gap. incision. rent. rift. rip. slash. slit. slot. split. cleft. crack. cracked.
-
Chink. cleavage. cleft. crack. crevice. fissure. gap. slit. split. slot. scissure. apperture. cleave. leak. spline. serrate. breach. chap. cloven. cranny. cutting. disruption. flaw. furrow. rent. rift. rip. vent.
-
fissure
-
chasm
-
slit
-
cleft
-
Schlitz
-
fissure
-
fente
-
Kutup bölgelerinde veya dağ başlarında bulunan büyük kar ve buz kütlesi, cümudiye.
-
Eksenucu bölgelerinde geniş yüzeyler kaplayan ve sıcak iklim bölgesinden eksenucu bölgesine değin, bulunduğu enleme göre yeterince yüksek dağlarda yer alan yoğun, sert, devinimi çok yavaş; beslenme alanı, koyakları dolduran dilleri ve yan kollarıyla yerkabuğu üzerinde kendine özgü etkiler yapan buz dizgesi.
-
glacier.
-
glacier
-
growler
-
glacier
üzerinde(nedir ne demek)
-
Üstünde
Örnek:
Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir. R. E. Ünaydın
-
... ile ilgili, üzerine
-
Super-. above. on. over. upon.
-
On. upon.
-
Over. upon.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|